İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/4985 K.2016/9357

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle…

Esas2016/4985Karar2016/9357Tarih14 Kasım 2016Okuma4 dk · 886 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/4985 E., 2016/9357 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Kasım 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

886 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

KA R A R

Davacı vekili; davacının, davalı ... Belediyesiyle kayden paydaş oldukları 2303 ada 7 ve 8 sayılı imar parsellerinin dayanağı olan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil istemiştir.

Davalı Belediyelerin vekilleri; dava konusu parsellerle ilgili imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptalinden sonra, iptal kararı doğrultusunda Bağcılar Belediyesinin 29.01.2008 tarih ve 245 sayılı encümen kararıyla yeniden imar uygulaması yaptığını ve bu işlemin halen geçerli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Diğer davalı idare vekili; husumet itirazında bulunarak, davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, tapu iptal ve tescil davaları kural olarak tapu kayıt maliklerine karşı açılır. Eldeki davanın özelliği gereği, iptal edilen şuyulandırma işlemini yapan Belediyeye de husumetin yöneltilmesi mümkündür. Öyleyse, davalı ...'nün kayıt maliki olmadığı ve idari işlemi de yapmadığı gözetildiğinde, anılan idare bakımından pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası bakımından karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Diğer davalılar bakımından ise; ... Belediyesinin 10.08.1999 tarih ve 5727 sayılı Encümen kararıyla, davacının bayii olan ....'ne ait 2870 ve 3135 sayılı kadastral parsellerin tamamı ile

davalı ... Belediyesine ait 1655 sayılı kadastral parselin kısmen 3194 sayılı yasanın 18. maddesi uyarınca imar düzenlemesine tabi tutulması sonucu 25.01.2000 tarihinde tescil edilen 2303 ada 7 ve 8 sayılı imar parsellerinin oluşturulduğu ve bu taşınmazlarda davacının bayii ile davalı ... Belediyesinin paydaş kılındıkları, bilahare davacının adı geçen şirketin paylarını satış suretiyle temellük ettiği anlaşılmaktadır. Öte taraftan, davacının bayii olan şirketin açtığı dava sonucu ... İdare Mahkemesi'nin 11.12.2002 tarih ve 2000/487 esas, 2002/1452 karar sayılı ilamıyla anılan şuyulandırma işleminin iptaline karar verildiği ve bu kararın deracattan geçmek suretiyle kesinleştiği görülmektedir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, iddianın ileri sürülüş biçiminden ve özellikle davacı vekilinin 05.12.2013 havale tarihli dilekçesinden; davanın, imar parsellerinin sicil dayanağı olan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptali nedeniyle kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu açıktır.

Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği) bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ile geçerli bir hukuki sebebin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır. İmar şuyulandırmasının dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği, bu durumda; dayanıksız kalan (illetten mücerret) kaydın iptali ile kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyası şeklinde karar verilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

Öte yandan; kadastral parselin ihyası, imar uygulamasıyla kadastral parsel sınırları üzerinde oluşturulan imar parsellerinin, kadastral parselin kapsamında kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile eski hale getirilerek tescili suretiyle mümkün olabileceğinden, ihyası istenen kadastral parselin çap sınırları içerisinde kalan imar parsellerinin tamamının tespitiyle kayıt maliklerinin davada yer almaları gerekir.

Somut olayda da. 2303 ada 7 ve 8 sayılı imar parsellerinin sicil kayıtlarının dayanağı olan idari işlemin idari yargı yerinde iptal edildiği ve bu kararın kesinleşmesiyle sicil kayıtlarının yolsuz tescil durumuna düştüğü sabittir. Diğer taraftan, davalı ...

Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması sırasında yoldan ihdas edilen 2187.54 metrekarelik alanın 1837,18 metrekarelik kısmıyla 425 ada 9 sayılı imar parselinde, 350.36 metrekarelik kısmıyla 2304 (eski 985) ada 1 sayılı imar parselinde, adı geçen belediyenin kendisini paydaş kıldığı ve İdare Mahkemesi tarafından da "kapanan yolların belediyeye ait kadastral parsel olarak düzenleme işlemine dahil edilmesi şeklinde tesis edilen parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle anılan imar düzenlemesinin iptal edildiği; davalı

...

Belediyesi tarafından bu iptal kararı gerekçe yapılarak, 2304 ada 1 sayılı imar parselindeki payının 1 sayılı parselin diğer maliklerine dağıtılması yönünde 29.01.2008 tarih ve 245 sayılı Encümen kararı alınmış ise de; dava konusu 2303 ada 7 ve 8 sayılı imar parsellerinin yeni bir düzenlemeye tabi tutulmadıkları, bu parsellerle ilgili geri dönüşüm ve yeni şuyulandırma cetvellerinin bulunmadığı; sicil kayıtlarının, iptal edilen imar uygulamasının tescil edildiği haliyle açık olduğu anlaşıldığından,

davalı Belediyelerin savunmalarında belirttikleri Bağcılar Belediyesinin 29.01.2008 tarih ve 245 sayılı Encümen kararının, dava konusu parselleri kapsayan yeni bir imar uygulamasına ilişkin olduğunu söyleyebilme olanağı da bulunmamaktadır. O halde, illetten mücerret imar parsellerinin kayıtlarının iptali ile 2870 ve 3135 sayılı kadastral parsellerin ihyasına karar verilmesi gerekir.

Ancak, mahkemece ihyası talep edilen 2870 ve 3135 sayılı kadastral parsellerin sınırları üzerinde, idari yargı yerinde iptal edilen imar uygulaması ile oluşturulan alanlar ve miktarları kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmemiştir.

Hal böyle olunca; davalı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi; diğer davalılar bakımından ise, taraf teşkili dava şartlarından olup, re'sen gözetileceğinden öncelikle davacının imar düzenlemesinin iptali nedeniyle ihyasını istediği 2870 ve 3135 parsel sayılı taşınmazların kadastral sınırları üzerinde imar uygulaması ile oluşturulan imar parselleri ile malikleri tespit edilerek, dava dışı maliklerin bulunması halinde davada yer almalarının sağlanması, ondan sonra yukarıda değinilen ilkeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, tarafların tüm delillerinin toplanması,

toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek ve yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırına iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4985, K. 2016/9357, 14 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4985
Karar No
2016/9357
Tarih
14 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/4985 K.2016/12380
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/4985 K.2016/6472
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/4985 K.2016/16087
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/4986 K.2016/23164
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/4986 K.2016/5593
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/4986 K.2016/3892

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.