KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/5933 E., 2018/6933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.01.2015 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayanan tapu iptali tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2015 günlü hükmün ve 24.07.2015 tarihli ek kararın Yargıtayca incelenmesi müdahil ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı şirket ile davacı arasında imzalanan 25.07.2007 tarihli adi yazılı sözleşme ile satın alınan taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Yargılama sırasında ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili olduğundan bahisle Av. ... tarafından verilen harçsız dilekçe ile, müvekkillerinin davalıdan alacaklı olduğunu ve taşınmaz üzerinde haciz kayıtları bulunduğunu, davacının amacının haciz sahiplerinin alacaklarını tahsil etmelerinin önüne geçmek olduğundan davaya müdahale taleplerinin kabulü ile davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyiz harcının yatırılmadığı, asli müdahilin adli yardım talebinde bulunduğu, temyiz talebinde bulunan asli müdahilin vekilinin bulunduğu, adli yardım talebine ilişkin de herhangi bir belge sunulmadığından bahisle ...'ın temyiz talebinin reddine dair ek karar vermiş, bu ek karar ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Asli müdahalenin söz konusu olması için, asli müdahilin müdahale etmek istediği davanın konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia etmesi ve peşin harç ile birlikte nispi harcın da yatırılması gerekirken somut olayda adli yardım talebi kabul edilmediğine göre, peşin harcın yatırılmadığı ve hükmü temyiz eden ...'a ait bir vekaletnamenin de bulunmadığı gözetildiğinde müdahale isteğinin usulüne uygun olduğu ve davada taraf sıfatını kazandığı söylenemez. Buna göre, ...'ın kararı temyiz yetkisi olmadığından adli yardım talebi ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/5933, K. 2018/6933, 22 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama