İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/68 K.2016/5948

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 09.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2016/68Karar2016/5948Tarih17 Mayıs 2016Okuma4 dk · 757 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/68 E., 2016/5948 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mayıs 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

757 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 09.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 26.04.2016 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Davacı, davalı arsa maliki ... ile davalı yüklenici İlhan arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılmakta olan 5 sayılı parseldeki 7 numaralı bağımsız bölümü 28.02.2008 günlü sözleşme ile yükleniciden temlik alarak bedelin bir kısmını ödediğini, bakiye borcun tapu kaydının devri sırasında ödeneceğini, yüklenicinin inşaatı yarım bıraktığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini veya 100.000 TL bedelin alınmasını istemiştir.

Davalı ..., inşaatta kalfa olan davalı ... ile aralarında bir sözleşme bulunmadığını, temlik sözleşmesinin de tarafı olmadığını; davalı ..., davalı ... ile aralarında sözlü sözleşme bulunduğunu, 4. katın yapımından sonra işi terkettiğini, davacıya 10.000 TL borcu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... ise, taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyiniyetle edindiğini, bedelini ödediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme şekil şartlarına uygun düzenlenmediğinden geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

1-Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri karma niteliklidir. Eser sözleşmeleri, biçim koşulu taşımayan inşaat yapım sözleşmesi ile biçim koşuluna uyulmaması halinde geçerlilik taşımayan mülkiyet nakli sözleşmelerinin bütünüdür. Eser sözleşmesinin hükmünü koruması için resmi biçimde yapılmış olması gerekir. Ancak, sözleşmede taraflara yüklenen edimlerin tümüyle veya önemli oranda yerine getirilmesi halinde biçim eksikliğinin ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında kalacağından hukukça korunmaz.

Somut uyuşmazlıkta, davacı dava konusu taşınmazı yükleniciden temlik aldığını belirterek tescil talebinde bulunmuştur. Davalı arsa maliki ve davalı yüklenici arasında çekişme konusu edilmeyen husus davalı yüklenicinin edimini kabul edilebilir bir oranda yerine getirmemiş olmasıdır. Bu nedenle, davacı davalı arsa malikini tescile zorlayamaz. Ayrıca, davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından kötüniyetli edinidiğine ilişkin bir kanıt da sunulmamıştır.

Tüm bu nedenlerle, davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacı, ikinci kademede davalı ... ile düzenledikleri 28.02.2008 günlü sözleşmeye dayanarak tazminat talebinde bulunmuştur. Gerçekten, davacı akidi olan yükleniciden Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanarak ademi ifa sebebiyle tazminat isteyebilir. Buradaki borcun nedeni, borçlunun (yüklenicinin) taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü, genellikle bir akte dayandığından buna "akdi tazminat", borçlunun sorumluluğuna da "akdi sorumluluk" denilmektedir. Borçlar Kanununun 96. maddesi gereğince ödenmesi gereken tazminat ise alacaklının müspet zararıdır. Müspet zarardan da borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark anlaşılmalıdır.

04.06.1958 günlü ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıklandığı gibi hakim, bir davada tarafların ileri sürdüğü maddi vakalarla bağlı ve netice-i talepleri ile bağlıdır. HMK'nın 33. maddesi gereğince de hakim, tarafların dayandıkları kanun hükümleri ve nitelendirmeleriyle bağlı olmayıp önüne getirilen uyuşmazlığı kanunları re'sen uygulayarak çözmek zorundadır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı 28.02.2008 günlü adi yazılı temlik sözleşmesine dayanarak istemde bulunmuştur. Bu sözleşmenin 2. maddesinde, taşınmazın satış bedelinin 60.000 TL olduğu, satış bedelinin davalı ...'a davacı ve davacının annesi ... tarafından 2008 yılında fındık verilmesi karşılığında bir kısmının ödeneceği, bakiye ödemenin ise anahtar teslim bitirilerek tapunun devredilmesinden sonra yapılacağı belirtilmiştir. Davalı ... tarafından düzenlenen müstahsil makbuzlarından 01.03.2008-28.10.2008 tarihleri arasında toplam 36.717,11 TL tutarında fındığın davacı tarafından davalıya verildiği anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici 30.06.2010 günlü duruşmada davacıdan sözleşme nedeniyle 10.000 TL aldığını söylemiştir.

Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre davalı ...'ın 28.02.2008 günlü sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediği, başka bir deyişle dava konusu taşınmazın mülkiyetini davacıya nakledemeyeceği görülmektedir. Dolayısıyla, davacının BK'nın 96. maddesinde açıklanan müspet zararını davalı yükleniciden talep etme hakkı doğmuştur.

Bu durumda mahkemece, davacının isteyebileceği müspet zararın hesaplattırılması için uzman bilirkişilerden rapor alınmalı; düzenlenecek raporda, davacının dayandığı temlik sözleşmesindeki dava konusu taşınmazın satış bedeline mahsuben davacının yaptığı yukarıda açıklanan ödemeler toplamının oranı saptanmalı, saptanan bu oran taşınmazın tespit edilen rayiç değerine uygulanarak bulunacak tutar raporda açıkca gösterilmelidir. Belirlenen bu tutarın da davadaki talebi aşmamak koşuluyla davalı yükleniciden tahsiline karar verilmelidir.

Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/68, K. 2016/5948, 17 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/68
Karar No
2016/5948
Tarih
17 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/68 K.2016/18971
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/69 K.2016/9492
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/69 K.2016/4442
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/69 K.2016/18948
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/70 K.2016/4799
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/71 K.2016/17875

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.