KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/8118 E., 2019/6513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
II- Tebligat Kanununun 35. maddesinin
Birinci ve ikinci fıkralarında, gerçek kişilerle ilgili olarak, muhatabın kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmasından sonra, eğer bu kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu; adresini değiştiren kişinin yeni adres bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için öncelikle, mahkemece aynı adrese usulüne uygun olarak en azından bir kere tebliğ yapılabilmiş olması gerekir. Bu şarta ilave olarak muhatabın adres kayıt sisteminde herhangi bir adresinin de bulunmaması gerekir.
III- Tebligat Kanununun "Yabancı memlekette tebligat usulü" başlıklı 25. maddesi hükmüne göre de “Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını salahiyetli makamdan ister. Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu vekâlet vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da memuriyet havzası nazarı itibare alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna gönderilir. Şu kadar ki, Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir.”
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; gerekçeli karar, davalı ...'a TK'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, davalı adına daha önce TK'nun 10. maddesine göre çıkarılan tebligat evrakının "muhatabın yurtdışında ikamet ettiği" belirtilerek bila tebliğ iade edildiği; davalının yurtdışı ikamet adresi araştırılmadığı gibi adres kayıt sistemindeki adresi de tespit edilmeksizin dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğ edildiği yurtiçi ikamet adresine TK'nun 35. maddesine göre usulsüz tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle, adı geçen davalının yurtdışı adresinin araştırılarak bu adresine, yoksa adres kayıt sisteminden tespit edilecek adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak yasal temyiz süresinin dolması da beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 10.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/8118, K. 2019/6513, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama