KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2019/3592 E., 2021/3602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Talep edenler vekili tarafından, 22/01/2010 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 09/07/2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi talep edenler vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, mirasın gerçek reddi isteğine ilişkindir. Davacılar murisleri ...‘ın 02.11.2009 tarihinde öldüğünü, mirasını üç aylık yasal süre içerisinde kayıtsız ve şartsız reddettiklerini açıklayarak mirasın reddi isteminin tespit ve tescilini talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece, HUMK'un 409. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hükmü, talep edenler vekili temyiz etmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından davacının isteği. Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddine ilişkindir. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı bozucu yenilik doğurucu hak niteliğinde olup, sulh hakimi tarafından tutanakla tespit edilmekle hukuki sonuç doğurur.
Böyle bir davada sulh hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve reddedenin mirasçılık sıfatının bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca red beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Bu nedenle, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin dilekçe sulh hakimine ulaştıktan sonra, davacının ayrıca duruşmaya gelmesine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesi gereğince "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/3592, K. 2021/3602, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama