KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2020/1187 E., 2021/3483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10/12/2019 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanununun 28. maddesine göre konulan şerhin terkini talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; şerhin terkinine ilişkin talebin reddine dair verilen 17/12/2019 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, kadastral parselin ihyası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın karar verilmiş, hüküm tarafların temyiz etmemesi üzerine 15.05.2015'de kesinleşmiş ve mahkemece, 15.09.2014'de kesinleşme şerhi düzenlenmiştir.
Davalı ... vekili, tapu kaydına İİK'nın 28. maddesine göre yazılan şerhin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, kararın kesinleşmesi nedeniyle hüküm kısmında değişiklik yapılamayacağından talebin reddine karar verilmiştir.
Talebin reddine ilişkin ek karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nın 28. maddesi gereğince "Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili dairesine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir." Her ne kadar yapılan yargılama sonucunda kararın tapu müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiş ise de, mahkeme kararı kesinleşmiş olup, taşınmazın tapu kaydına İİK'nın 28. maddesine göre yazılan şerhin bu aşamada bir menfaat sağlamayacağı anlaşılmakla, beyanlar hanesine yazılan bu şerhin kaldırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple mahkemenin 17.12.2019 tarihli ek kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/1187, K. 2021/3483, 25 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama