KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2021/1043 E., 2021/2539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.08.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.11.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının ... ili, ... ilçesi, 11431 ada 6 parsel sayılı taşınmazda hissedar olup taşınmazdaki 296/889 payın 14.08.2013 tarihinde 105.000,00TL bedelle davalı tarafından satın aldığını, kendisinin bu satıştan haberi olmadığını, satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasının engellenmesi amacıyla yüksek gösterildiğini, taşınmazın gerçek bedelinin 20.000,00TL olup tapuda muvazaalı bedel gösterildiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, satış bedelinin resmi senette gösterilen bedel olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılamada; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 23.09.2019 gün ve 2016/7071 Esas - 2019/5627 Karar sayılı ilamı ile "07.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu payın satış tarihindeki değerinin 73.975,00 TL olarak saptandığı, mahkemece, keşfen belirlenen bedel ile tapu harç ve masrafları toplamının davacı yana depo ettirilerek davanın kabulüne karar verildiği, keşif ile belirlenen bedelin tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacının diğer kanıtlarını doğrulamak bakımından önem taşıdığı, davacı tarafın bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı,
mahkemece bedelde muvazaa iddiası ispatlanamadığından dava konusu payın tapuda gösterilen satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masrafın toplamından oluşan önalım bedelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 734. maddesi uyarınca hükümden önce belirlenecek uygun bir zaman içinde depo edilmesi için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kabulü ile; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 11431 ada, 6 parsel sayılı taşınmazın 296/889 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ön alım hakkına dayalı olarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinin (ğ) bendindeki düzenlemeye göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır. Yine aynı kanunun 330. maddesine göre de kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre; (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin 1. fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Somut olaya gelince dava dilekçesinde; tapudaki devir işlemi sırasında taşınmazın satış bedelinin 105.000,00TL gösterildiği, gerçek bedelinin ise 20.000,00TL olup tapuda muvazaalı işlem yapıldığı iddia edilmiş ise de; davacı tarafından ileri sürülen "bedelde muvazaa" iddiası kanıtlanamadığından,
davacı taraf lehine dava dilekçesinde belirtilen 20.000,00TL dava değeri üzerinden, davalı taraf lehine ise tapuda gösterilen satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masraf toplamını olan 107.275,00TL ile dava değeri arasındaki fark miktarı üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de bu kabul ve ret oranı esas alınarak haklılık oranına göre (% 18,50 kabul - %81,50 ret ) taraflara paylaştırılması gerekirken,
bu hususlar dikkate alınmayarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1043, K. 2021/2539, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama