KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15344 E., 2012/40426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle sanığın yardım etme düşüncesiyle 20.000.00 TL parayı katılana borç olarak verebileceğini, bunun karşılığında, kendisine kozalak getirilebileceğini söylediği, katılanın da bu şartları kabul ettiği, taraflar arasında senet düzenlendiği, bu arada sanığın paranın bankada olduğunu söylemesi nedeniyle, para geldiğinde düzeltilmek kaydıyla ve para katılan tarafından para teslim alınmadan, üzerinde 10.000000 rakamı bulunan 13/12/2002 düzenleme tarihli ve 30/12/2002 vade tarihli senedin katılan tarafından imzalanarak sanığa verildiği,
senet bedeli ödenmeyince sanığın da aradaki anlaşma çerçevesinde senet üzerindeki rakamın yanına sıfır atarak 10.000.000.000 TL olarak düzeltip icra takibine koyduğu, alınan ekspertiz raporuyla da bu durumun tespit edilerek, senetteki bu tahrifatın hemen dikkat çekebileceği gerekçesiyle iğfal kabiliyetine haiz olmadığının belirlendiği, katılan tarafından,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15344, K. 2012/40426, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama