KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/18496 E., 2013/2002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Müştekinin sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK.un 238.maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan müştekinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, müşteki ...'nin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
1-Müştekinin temyiz dilekçesinde kendisini sorumluluktan kurtarmak için sanığı suçladığını belirtmesi karşısında, müşteki ...'nin duruşmaya usulüne uygun olarak çağırılıp ifadesinin alınmasının gerekmesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini;
3- 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmemesi,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/18496, K. 2013/2002, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama