KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/19499 E., 2013/3813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kimliği tespit edilemeyen bir şahısla cadde üzerinde tartışırlarken yanlarından geçen müştekiye, bahsi geçen şahsın önceden anlaştıkları üzere sanığı kastederek elindeki fotoğraf makinasını 500 TL ye almak üzere anlaşmalarına rağmen, şimdi kendisine vermediğini, az ilerdeki kuyumcu dükkanının sahibi olduğunu, müştekinin 500 TL vererek fotoğraf makinasını sanıktan alması halinde dükkanda parasını kendisine vereceğini söylemesi üzerine, müştekinin 500 TL vererek sanıktan fotoğraf makinasını aldıktan sonra kendisine tarif edilen kuyumcu dükkanına gittiğinde olayın mizansen olduğunu anladığı,
bu şekilde sanığın kimliği tespit edilemeyen şahıs ile birlikte hileli hareketlerle müştekiyi kandırıp menfaat temin ederek atılı dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla; mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19499, K. 2013/3813, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama