KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21040 E., 2013/5941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yetkilisi bulunduğu şirkette muhasebe müdürü olarak çalışan sanığın, şirket hesabından şahıslara gönderdiği paraların kısa süre sonra kendi banka hesabına iadesini sağlayarak şirket muhasebe kayıtlarına işlemeyip uhdesinde tutması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup; belirlenen "1 yıl hapis cezası"nın 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırıldığında "1 yıl 3 ay" olarak hesaplanması gerekirken "1 yıl 2 ay" olarak hesaplanarak ve sonraki indirimin de bu miktar üzerinden yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün birinci bendindeki "120 gün karşılığı adli para cezası" yerine "5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına", ikinci bendindeki "150 gün karşılığı adli para cezası" yerine "6 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına",
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/21040, K. 2013/5941, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama