KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21214 E., 2013/5411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, kendisini emekli öğretmen ... olarak tanıtıp motosiklet üzerine kayıtlı olan plaka takılı şahin marka aracı takas ediyormuş gibi şikayetçiye vererek müştekinin aracını aldıktan sonra yanında bulunan yedek anahtar ile esas plakası motor ve şase numarası tespit edilemeyen beyaz ... model aracını da kimliği tespit edilemeyen başka biri ile park edildiği yerden aldırdığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan hükümlü bulunan sanığın, istinabe yoluyla sorgusunun yapıldığı mahkemede, savunmasını yapacağını beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK'nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/21214, K. 2013/5411, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama