KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21309 E., 2013/5389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık ...’in, katılan tarafından kendisine kullanması için bırakılan ve yaklaşık bir yıldır ikametinin önünde ... ... plaka sayılı traktörü ...’a, onun da ...’a para karşılığı sattığı anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK' nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan adli para cezalarına ilişkin bölümlerinin çıkarılarak yerine, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62. maddesi gereğince cezası 1/6 oranında indirilerek 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/21309, K. 2013/5389, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama