KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/65989 E., 2013/9817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın yolda yürümekte olan şikayetçinin yanına gelip yakınlık kurmaya çalışarak yanında yürümeye başladığı, yolda mendile sarılı vaziyette içinde dolar banknotu görünen çıkını eğilip alan sanığın şikayetçiye ortak olduklarını söyleyip, bir apartmanın önünde oturduklarında yanlarına gelen sanıkla işbirliği içerisinde olduğu anlaşılan kimliği belirlenemeyen bir şahsın, iki bin dolar parasını düşürdüğünü, parayı görüp görmediklerini sorduğu, sanığın kendi cebinden parasını çıkarıp şahsa göstererek kendisinde dolar olmadığını söylemesinin ardından şikayetçiye üzerindeki parayı göstermesini söylediği,
şikayetçinin üzerindeki 30,00 TL'yi göstermesi üzerine sanığın "parayı yüzüğünün altına saklayacak değil ya" diyerek şikayetçinin parmağından yüzüğünü çıkartıp şahsa gösterdiği, önüne açtığı bir kağıdın üzerine yüzüğü, parayı ve kendi cebinden çıkardığı parayı koyup şahıs gittikten sonra toplayıp elini şikayetçinin cebine atıp ...Amca sen sesini çıkartma git" diyerek şikayetçiyi oradan gönderip kendisinin de ortadan kaybolduğu,
şikayetçinin cebini kontrol ettiğinde parasının ve yüzüğün cebinde olmadığını anlayarak şikayette bulunduğu olayda, şikayetçinin rızası ve bilgisi olmadan parasının ve yüzüğünün alınmış olması karşısında eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/65989, K. 2013/9817, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama