KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66708 E., 2013/10971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, yanında kimliği tespit edilemeyen tahminen 15 yaşlarında olan erkek çocuk ile olay tarihinde otomobil ile müştekinin işyerine gittiği ve müştekiye hitaben “Eyüp abi nereye gidiyorsun?” dediği, müştekinin kendisini tanıyamadığını söylemesi üzerine sanığın, “ben taksici ...'nın oğluyum, nasıl beni tanımazsın ben senin ekmeğini yedim, sen beni büyüttün” dediği,
müştekinin de taksici ... isimli şahsı tanıması nedeniyle sanığı iş yerine davet ederek çay ikram ettiği, sanığın, yanında bulunan çocuğu oğlu olarak tanıttığı, müştekinin “burada ne işin var” demesi üzerine sanığın, aracında fakirlere dağıtılmak üzere gıda maddesi bulunduğunu, bunları dağıtmak için fakir şahışlar aradığını söylediği, müştekinin de sanığa " ben fakir birilerini bulurum, sen bana telefon numaranı bırak, ben daha sonra seni ararım " demesi üzerine sanığın önce telefon numarasını söylediği,
ancak hemen akabinde müştekiye " sen telefonunu bana ver, numarayı ben kaydedeyim " diyerek müştekinin cep telefonunu aldığı ve telefonu kaydettiği sırada oğlu olarak tanıttığı çocuğun işyeri önünde bulunan aracı çalıştırdığı ve aracın hareket etmeye başladığı sırada sanığın “arabamı kaçırdılar” diyerek elinde bulunan telefon ile araca binip ortadan kaybolduğu anlaşılmakla, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66708, K. 2013/10971, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama