KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/67288 E., 2013/11056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
25/03/2010 tarihli iddianame başlığında baba bir ana ayrı kardeş ... ... ismine yer verilmemiş ise de; adı geçen müştekinin Av. ...'ı 18/05/2009 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği, bu vekaletnameye dayanılarak bu müşteki açısından da Mersin C.
Başsavcılığına verilen 20/10/2009 havale tarihli dilekçe ile şikayette bulunulduğu, kovuşturma aşamasında diğer müştekiler ... ve ... ile birlikte şikayet içerir beyanları tespit olunmamış ise de; vekil Av. ...'ın dosyaya giren 26/05/2010 havale tarihli "katılma dilekçesi" ile bu müştekiler açısından da "davaya müdahale" isteminde bulunulduğu onlar adına da "müdahil" sıfatları verilmemiş ise de sanık hakkındaki beraat hükümlerinin temyiz edildiği anlaşılmakla;
sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçundan doğrudan doğruya zarar gören müştekiler ... ... ve ...'in CMK'nun 260 ve 237/2. maddeleri uyarınca kamu davasına katılmalarına karar verilip yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçiler ve katılanlar ile baba bir ana ayrı "aynı konutta birlikte yaşamayan" kardeş olan sanığın 2005 ila 2008 tarımsal faaliyet dönemlerinde, ortak murisleri (babaları) Ahmo'dan mirasen intikal eden iştirak halinde paydaş oldukları, üçüncü şahısların da ortak olduğu taşınmazları, ana ayrı kardeşlerinin bilgi-rızaları olmadan, onlar adına muvafakatnamelere imza atıp parmak basıp veya attırarak-bastırarak İlçe Tarım Müdürlüğü'ne verdiği evrakta beyan edip, bu paylara dayanılarak tahakkuk ettirilen Doğrudan Gelir Desteği, Mazot-Gübre destekleri paralarını alıp, onlara paylarını vermemesi şeklindeki eylemlerinin her tarımsal faaliyet yılı için "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Sanığın, beyan edilen iştirak halinde malik olduğu taşınmaz kısımlarında tarımsal faaliyette bulunmadığına dair bir iddia ve savunmanın aksini ispatlayıcı herhangi bir veri olmadığı, şikayetçiler-katılanlar adına sahte muvafakatnameler düzenlemiş olmasının yüklenen dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, bu nedenlerle "beraatine" karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/67288, K. 2013/11056, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama