KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/67414 E., 2013/10708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bilişim sistemlerinin aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, www.sahibinden.com isimli bir internet sitesinde ikinci el cep telefonunu satışa çıkardığına dair ilan verdiği, katılanın, ilanda belirtilen cep telefonunu arayarak isminin ... olduğunu ve sanık ...’in yeğeni olduğunu söyleyen şahısla yaptığı pazarlık sonucu 530 TL üzerinden anlaştığı, anlaşma üzerine katılanın, eşinin maaş hesabından 530 TL parayı internet yoluyla sanığın Bodrum Akbank Şubesinde bulunan hesabına havale ettiği, havale edilen paranın aynı gün sanık tarafından çekildiği, ancak karşılığında kargo vasıtasıyla gönderileceği belirtilen cep
telefonunun katılana gönderilmediği, katılanın şikayeti üzerine yapılan araştırmada, katılanın aradığı telefonun sanığı tanıdığını belirten ... isimli kişi adına kayıtlı olduğunun belirlendiği, hesaba yatırılan paranın sanık tarafından aynı gün çekildiğinin banka kayıtları ve bizzat sanığın ikrarı ile tespit edilmiş olması nedeniyle, sanığın hileli haraketlerle haksız menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK' nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/67414, K. 2013/10708, 10 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama