İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/12880 K.2014/4820

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2012/12880Karar2014/4820Tarih17 Mart 2014Okuma4 dk · 797 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2012/12880 E., 2014/4820 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2014
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Nitelikli dolandırıcılık
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

797 kelime·4 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.

Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.

Sanığın, ...

Köyünde, kendisine ait, ... parsel numarasında kayıtlı bulunan ve gerçekte yüzölçümü 33900 metrekare olan tarlasında, doğrudan gelir desteğinden faydalanmak amacıyla tarımsal faaliyette bulunacağına dair 05.06.2003 tarihli tanzim ettiği dilekçesi ile Kaymakamlık makamına başvuruda bulunduğu, başvuru evraklarına eklediği ve Tapu Sicil Müdürlüğünden temin ettiği 05.06.2003 tarihli tapu suretinde; tarlasının yüzölçümünün sistemden kaynaklı bir hatadan dolayı 339000 metrekare olarak belirtildiği,

sanığın, başvuru belgelerinden biri olan '' arazi bilgileri formunun C9 sütunundaki söz konusu arazisine ilişkin bilgiler kısmında, kalemle tahrifat yaparak arazisinin yüzölçümünü, hatalı olduğu belirlenen tapu suretine uygun olarak 339000 metrekare olarak değiştirdiği, bu şekilde doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunduktan sonra sanığa, 2003 yılında yaptığı müracaatlara ilişkin olarak.

29.01.2004 tarihinde 2900 TL, 11.05.2004 tarihinde 710 TL, 26.08.2004 tarihinde 2890 TL, 2004 yılında yapmış olduğu müracaatlara ilişkin olarak 24.03.2005 tarihinde 3600 TL, 17.10.2005 tarihinde 1420 TL, 2005 yılında yapmış olduğu müracaatlara ilişkin olarak 04.01.2006 tarihinde 2180 TL, 15.08.2006 tarihinde 3630 TL olmak üzere toplam 17.330 TL destekleme ödemesinde bulunulduğu,

bu şekilde sanığın, kendisine ait arazisinin yüzölçümü bilgilerine ilişkin olarak Tapu Sicil Müdürlüğünce sehven yapılan ve sistemden kaynaklanan bir hata neticesinden istifade ederek doğrudan gelir desteğinden faydalanmaya devam etmek suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;

1-Sanığın, 2003 yılı içerisinde yaptığı DGD başvurusu nedeniyle, kendisine 2004 yılında yapılan ödemelere ilişkin verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yaptığı temyiz incelemesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,

suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,

2-Sanığın, 2004 ve 2005 yılları içerisinde yaptığı DGD başvuruları nedeniyle kendisine 2005 ve 2006 yıllarında yapılan ödemelere ilişkin verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yaptığı temyiz incelemesinde;

Oluşa, sanığın savunmalarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm bilgi ve belgelere göre; sanığın,...

Köyünde, kendisine ait, ... parsel numarasında kayıtlı bulunan ve gerçekte yüzölçümü 33900 metrekare olan tarlasında, doğrudan gelir desteğinden faydalanmak amacıyla tarımsal faaliyette bulunacağına dair 05.06.2003 tarihli tanzim ettiği dilekçesi ile Kaymakamlık makamına başvuruda bulunduğu, başvuru evraklarına Tapu Sicil Müdürlüğünden temin ettiği 05.06.2003 tarihli tapu suretini de eklediği; söz konusu tapu suretinde; tarlasının yüzölçümünün sistemden kaynaklı bir hatadan dolayı 339000 metrekare olarak belirtildiği;

söz konusu belgelerin tümünü ibraz ederek doğrudan gelir desteğine başvuran sanığa, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında doğrudan gelir desteğine ilişkin ödemelerde bulunulduğu sabit ise de, sanığın, başvuru sürecinde kamu görevlilerini aldatmaya yönelik herhangi bir hileli hareketinin söz konusu olmadığı, sanığın eyleminin kamu görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmamış olması,

arazilerin tapulu olması ekime müsait olması ve ekili olması karşısında yapılan beyanla değil, basit bir incelemeden sonra söz konusu arazinin yüzölçümünün farklı olduğunun tespit edilebilmesinin mümkün olduğu ve dolandırıcılık suçunun kurucu unsuru olan hile öğesinin sergileniş açısından karşı tarafın inceleme olanağını ortadan kaldırmadığından atılı suçun hile unsurunun oluşmayacağının anlaşılması karşısında; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/12880, K. 2014/4820, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/12880
Karar No
2014/4820
Tarih
17 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/12886 K.2014/3095
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/12887 K.2014/4827
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/12889 K.2014/2664
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/12890 K.2014/4826
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/12892 K.2014/4829
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/12893 K.2014/4868

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.