KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/2120 E., 2013/7550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suça sürüklenen çocuk
- ...
- Suç
- Yakarak mala zarar verme
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5395 Sayılı Yasa'nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; daha önce katılana ait işyerinde işçi olarak çalışan suça sürüklenen çocuğun, bir miktar alacağı kaldığı düşüncesi ile katılana ait işyeri ve kapı önünde park halinde bulunan kamyoneti ateşe vermesi sonucu işyeri ve içindeki çeşitli eşyaların ve kamyonetin zarar görmesi şeklindeki eylemin yakarak mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/2120, K. 2013/7550, 24 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama