İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/24856 K.2014/15405

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2013/24856Karar2014/15405Tarih24 Eylül 2014Okuma6 dk · 1.264 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2013/24856 E., 2014/15405 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Hükümlü veya tukukluların ayaklanması, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, mala zarar verme
Hüküm
Mahkûmiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.264 kelime·6 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

5237 sayılı TCK’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen.

“Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.Öte yandan,

kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır.Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu,seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır.Bu suçun

oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur.Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği her hangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır.Cebir,kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır.

Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır.Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir.Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeğe elverişli,doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.

Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye ..., şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun ... şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır.

Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, ... ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır.

Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.

Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ... ve ...'ın ...

E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun B-6 koğuşunda hükümlü/tutuklu olarak bulundukları, 07/09/2007 günü saat 14.00 sıralarında sağlık memuru ...'un ilaç dağıttığı sırada içerideki sanıklardan birinin mazgaldan kolunu uzatarak diğer koğuşlarda bulunan hükümlülere ait olan ilaç poşetini kaparak içeri aldığı, durumun idareye bildirilmesi üzerine Kurum Müdürü Nöbetçi Başmemur ve İnfaz Koruma Memurları'nın koğuşa girdikleri, olaya sebebiyet veren kişinin kendilerine bildirilmesi için uyarıda bulunarak koğuştan ayrılmaları üzerine B-6 koğuşunda bulunan yatakların, hükümlülerin tümü tarafından iştirak halinde ateşe verildiği,

yangını söndürmek için görevli personellerin koğuşa yönlendirildikleri, koğuşun kapısı açıldığında hükümlülerin ellerine geçirdikleri bardak, sandalye, masa ve duvardan kopardıkları sıva parçalarını personele doğru fırlattıkları, tüm sanıkların birden görevli memurlara hitaben ana avrat sinkaflı küfürlerde bulundukları, içeriden atılan bir maddenin İnfaz Koruma Başmemurlarından ...'ın basit şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği,

bu sırada güvenlik nedeniyle hazır bekletilen jandarma yardımıyla, hükümlüler etkisiz hale getirilip koğuştan çıkartılarak ayrı ayrı müşahade koğuşlarına yerleştirilip bir süre tutulduktan sonra koğuşlara yerleştirilmeye başlandığı,

sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın koğuşa geçmeyi redderek müşahade kısımlarında kaldıkları, olay günü akşamı ve takip eden 08/09/2007 günü bu hükümlülerin kaldıkları bölümlerdeki lavabo ve fayans parçalarını söktükleri, suları açık bırakıp kendilerine verilen bazı malzemeleri yakmaya çalıştıkları, demir parmaklıklara vurarak bağırdıkları, bunun üzerine 08/09/2007 tarihi gece saatlerinde müdahale yapıldığı sırada içeriden lavabo parçası atarak İnfaz Koruma Memuru ... ... başına çarparak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri,

sözkonusu hükümlülerin kelepçelenerek boş bulunan koğuşa yerleştirilmek suretiyle muhafaza altına alındıkları, olayda;

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... .... ... eylemlerinin cezaevinde ayaklanma çıkarma, zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme, zincirleme şekilde kamu malına zarar verme, kamu görevlilerine zincirleme şekilde haraket suçlarını, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın eylemlerinin cezaevinde ayaklanma çıkarma, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, kamu görevlilerine karşı zincirleme şekilde haraket suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

1-Sanıklar ..., ..., ve ..., hakkında cezaevinde ayaklanma çıkarma, zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme, zincirleme şekilde kamu malına zarar verme, kamu görevlilerine zincirleme şekilde haraket suçlarından, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın eylemlerinin cezaevinde ayaklanma çıkarma, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, kamu görevlilerine karşı zincirleme şekilde hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;

Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla polis memuruna karşı direnilerek, hukuksal anlamda tek bir fiille gerçekleştirmeleri nedeniyle Ceza Genel Kurulunun 02.03.2010 gün ve 259-47 sayılı kararında açıklandığı üzere aynı nevi'den, fikri içtimanın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, anılan suçtan tayin olunan cezanın TCK.nın 43/2 maddesiyle arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Hakaret suçundan tayin edilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca 1/4 artırım yapılması sonucunda sehven 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine 1 yıl 3 ay 15 gün yazılmış ise de, aynı kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılması sonucunda 1 yıl 15 gün olarak sonuç cezanın doğru belirlenmesi nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:

5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;hüküm fıkralarından, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine,

1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında cezaevinde ayaklanma çıkarma, zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme, zincirleme şekilde kamu malına zarar verme, kamu görevlilerine zincirleme şekilde haraket suçlarından, sanıklar ... hakkında cezaevinde ayaklanma çıkarma, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, kamu görevlilerine karşı zincirleme şekilde haraket suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;

Sanıklara 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/24856, K. 2014/15405, 24 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/24856
Karar No
2014/15405
Tarih
24 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/24866 K.2014/18575
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/24867 K.2014/18584
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/24868 K.2014/18588
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/24869 K.2014/18582
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/24870 K.2014/18581
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/24871 K.2014/18585

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.