KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/3141 E., 2013/8309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet kararının 13.07.2010 tarihinde aynı konutta ikamet ettiği eşi... imzasına tebliğ edilmesine rağmen, UYAP tan temin edilen nüfus kaydından, sanığın eşinin adının... olduğunun anlaşılması karşısında, yapılan tebligatın geçersiz olduğu, sanığın 26/09/2011 günlü eski hale getirme ve temyiz isteminin yerinde olduğu anlaşıldığından 13/10/2011 günlü temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır.
Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır.
Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; sanığın arkadaşları ..., ... ve ... ...ile birlikte almış oldukları alkolün de etkisi ile ... Devlet Hastanesi karşısında çay ocağı işletmekte olan katılana alenen sinkaflı hakaret edip basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede kasten yaraladığı, olay yerine gelen polislerin sanığın ...Polis Merkezi'ne getirdikleri sırada, buradaki pencere camına kafası ile vurarak kırmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği anlaşılmakla, atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/3141, K. 2013/8309, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama