KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/6101 E., 2013/11776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın aralarında anlaşmazlık bulunan katılanlara ait elektrik direğine 03/05/2010 tarihinde av tüfeği ile ateş edip zarar verdiği iddia olunan olayda, olayın tek tanığı konumundaki köy muhtarı ...'nın jandarma karakolunda aynı gün alınan ifadesinde sanığın otomobili ile gelip katılanlara ait elektrik direğine ateş ettiğini çok net gördüğünü beyan etmesi, olaydan üç gün sonra alınan yeminli savcılık ifadesinde de olaya bizzat şahit olduğunu söylemesi sonrası, mahkemede 15/12/2010 tarihli beyanında bu kez sanığı ateş ederken görmediğini söylemesi üzerine,
mahkemece CMK.nun 230.maddesi uyarınca bahsi geçen tanığın beyanları değerlendirilip oluşa uygun düşen soruşturma aşamasındaki beyanlarına değer verilip kovuşturma aşamasındaki beyanı gerekçesi de gösterilerek reddedilmiş olup, mahkemede önceki beyanları ile çelişkili beyanda bulunmasından dolayı hakkında
"yalan tanıklık" suçundan suç ihbarında bulunulması nedeniyle, tebliğnamede yalan tanıklıktan yapılan suç ihbarının sonucunun beklenilmesi gerektiği düşüncesi ile eksik incelemeden bozma talep edilmiş ise de; mahkemece deliller usulüne uygun şekilde tartışılıp değerlendirildikten sonra hüküm kurulmuş olması, yalan tanıklıktan yapılacak yargılamada tanığın yalan beyanda bulunduğu dosya muhteviyatının delil teşkil edecek olması hususları gözetildiğinde, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup, mahkemenin "mala zarar verme" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/6101, K. 2013/11776, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama