KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/15415 E., 2015/25165 K.
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2015
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme, tehdit
- Hüküm
- Beraat
Karar Detayı
420 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü. Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.
Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir.
Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.
Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılanın, ihale ile binaların elektrik ve tadilat işlerini almasından sonra bu işlerin bir kısmını taşeron olarak sanığa verdiği, sanığın bir binada elektrik işlerini tamamlamasına rağmen sanığın ücretini ödememesi üzerine, yaptığı işleri geri söktüğü ve katılana mesaj çekerek, “kendinizi hiç akıllı zannetmeyin, görürsünüz” diyerek mesaj çektiği, böylece sanığın mala zarar verme ve tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanıkla katılan arasında; binanın tadilatının yapılması ve ücret ödenmesi noktasında hukuki bir ihtilaf bulunduğu,
sanığın kendisine ödeme yapılmaması üzerine herhangi bir şeye zarar vermeden yaptığı işleri geri söktüğü, ayrıca, olayın oluş şekli, özelliği ve sözlerin söylenme amacı da dikkate alınarak sanığın, tehdit kastı ile hareket etmeden, ücret alacağını kastederek katılana mesaj çektiği, mesajda geçen sözlerin tehdit amaçlı söylendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle her iki suçun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.