İçeriğe geç
AC
15. Ceza Dairesi Esas: 2014/15421 Karar: 2015/25164 Tarih: 2015

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/15421 K.2015/25164

15. Ceza Dairesi 2014/15421 E. , 2015/25164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz ettikten sonra, mahkeme tarafından 14/06/2013 tarih

Karar Özeti

15. Ceza Dairesi 2014/15421 E. , 2015/25164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz ettikten sonra, mahkeme tarafından 14/06/2013 tarih

Karar Detayı

15. Ceza Dairesi 2014/15421 E. , 2015/25164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz ettikten sonra, mahkeme tarafından 14/06/2013 tarihli ek kararla, temyiz talebinin reddine karar verildiği, söz konusu ek kararın, 27/06/2013 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine rağmen, sanığın bu ek karara yönelik bir temyiz talebinin bulunmadığı dikkate alınarak, katılan vekilinin hakaret ve tehdit suçundan verilen beraat kararları ile mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Karar tarihi ve ceza miktarı itibariyle mala zarar verme suçundan verilen hüküm kesin olmasına rağmen, ayrıntıları Yargıtay Ceza genel Kurulu 04/03/2013 tarih ve 2013/15-278 Esas 2014/109 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, katılan vekilinin de bu suçtan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyizinin, suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçundan verilen 15/05/2013 tarihli mahkumiyet hükmünün esas yönünden incelenmesi gerektiği dikkate alınarak yapılan incelemede; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir. Tehdit,bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına,vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Sanıkla katılanın sınır komşusu olup aralarında husumet bulunduğu, sanığın, katılana ait ekin tarlası içinden traktörle geçmek suretiyle ekini ezerek yere yatırdığı ve bunun hesabını soran katılana yönelik olarak, “şerefsiz, kafanı biçmediğime şükret” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu, böylece sanığın mala zarar verme, hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan tarafından, her ne kadar suçun hırsızlık olduğu belirtilmiş ise de, sanığın eyleminin hırsızlık suçu kapsamında kalmadığı, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanık tarafından işlenen mala zarar verme suçunun sabit olduğu ve sanığın hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine dair katılanın soyut iddiasından başka mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla