KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/9764 E., 2014/10269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın, yüzüne karşı tefhim olunan 10.04.2009 tarihli hükme yönelik yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 20.04.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın, bankamatik yoluyla havale işleminin nasıl yapılacağını bilememesi nedeniyle arkadaşı tanık Ersan’ın işçisi olan sanıktan yardım istediği, bunun için bankamatiğin önüne geldiklerinde havale yapılacak bilgileri kağıda yazarak 15.000.00 TL parayı sanığa verdiği, trafiğin sıkışık olması nedeniyle bankamatiğin önünden ayrılmak zorunda kalan katılanın bir tur attıktan sonra döndüğünde sanığı bıraktığı yerde göremediği, daha sonra sanığın katılana parayı alacaklılarına vermek zorunda kaldığından havale işlemini yapmadığını belirttiği, bu şekilde sanığın havale yapması için kendisine verilen parayı borcunu ödemek için kullandığı anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/9764, K. 2014/10269, 22 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama