KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/2952 E., 2018/7680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Müşteki
- ...
- Suç
- Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanıklar hakkında verilen beraata ilişkin hükümler, müşteki tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Müştekinin, 18/02/2009 tarihli talimat mahkemesinde alınan beyanında, “sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini” beyan etmesine rağmen, mahkemece davaya katılma talebi hususunda olumlu yada olumsuz herhangi bir karar da verilmediği anlaşılmış olup, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar zarar gören müştekinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılarak, aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Sanıkların iştirak halinde hareket ederek, borçlusu katılan, alacaklısı sanık ... olan, suça konu senedi, tamamen sahte olarak tanzim ettikleri, ardından da tahsil için katılan aleyhine Ş.Urfa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/3776 sayılı dosyası ile icra takibine başladıkları, bu surette sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırcılık suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
1)Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanıklara yüklenen, 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e, 67/2-a ve 67/3 maddeleri uyarınca, olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işleminde sanıklar hakkında yapılan 18/06/2009 tarihli sorgu işlemi olduğunun tespit edildiği,
bu bilgiler ışığında, 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin, en son zamanaşımını kesen işlem olan sorgu tarihinden, inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının,
gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/2-a, 3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
2)Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanıkların iştirak halinde hareket ederek, sahte olarak tanzim edilmiş suça konu senedi, kamu kurumu niteliğinde bulunan İcra Müdürlüğü’nü aracı kılmak suretiyle, katılan aleyhine icra takibine başladıklarının iddia olunması karşısında, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen "Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/2952, K. 2018/7680, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama