İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/1650 K.2018/3378

Sanık hakkında yapılan yargılanmanın yenilenmesi sonucunda verilen önceki mahkûmiyet kararının onaylanmasına dair hüküm, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanığın, yatırım yapmak isteyen mağdura TOKİ’den ihale…

Esas2018/1650Karar2018/3378Tarih14 Mayıs 2018Okuma5 dk · 912 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2018/1650 E., 2018/3378 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2018
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Dolandırıcılık
Hüküm
Mahkemenin 2012/235-2013/250 sayılı ilamına yönelik yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi ile CMK’nın 323. maddesi gereğince önceki hükmün ONAYLANMASINA
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

912 kelime·5 dk okuma

Sanık hakkında yapılan yargılanmanın yenilenmesi sonucunda verilen önceki mahkûmiyet kararının onaylanmasına dair hüküm, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanığın, yatırım yapmak isteyen mağdura TOKİ’den ihale yoluyla alabileceği arsaların değerleneceğini belirterek para almasına rağmen, herhangi bir yatırım yapmamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesi yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise;

mağdurun soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, sanığın kendisine TOKİ başkanı ile yardımcılarını tanıdığını belirtmiş olmasına rağmen, yargılama sırasında alınan beyanında, 2010 yılında bir kısım ortak arkadaşlarından, sanığın ... ile birlikte TOKİ başkanı ile yardımcısını tanıdığını, ihaleler yoluyla büyük rant elde ettiklerini duyduğunu söylemek suretiyle çelişkiye düşmesi ve yargılamanın yenilenmesi sırasında verdiği beyanında, bu kez sanığın kendisine TOKİ’de tanıdıkları olduğunu,

ancak herhangi bir isim zikretmediğini net bir şekilde ifade etmesi nedeniyle bu beyanına üstünlük tanınması gerektiğinin anlaşılması karşısında yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen “Basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.05.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy:

Bütün dosya kapsamı incelendiğinde;

Katılan vekilinin 01.01.2012 tarihli şikayet dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma sonrası düzenlenen 20.03.2012 tarihli iddianamede özetle; şüphelinin müştekiye TOKİ başkanı ve yardımcısını tanığını, TOKİ’nin satışa çıkardığı taşınmazların ihaleleri sırasında kendisine yardımcı olduklarını, bu nedenle ülke çapında satışa çıkarılan taşınmazların kolaylıkla ve daha çabuk satın alınabildiğini söyleyerek haksız menfaat elde ettiği iddiasına yer verildiği, eylemin TCK madde 157 kapsamında tavsif edildiği,

İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesince de 11.04.2012 tarihinde iddianamedeki anlatıma göre eylemin TCK madde 158/2 de düzenlenen kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği değerlendirmesiyle görevsizlik kararı verildiği,

Dosyanın gönderildiği görevli İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 26.06.2013 gün, E: 2012/235, K: 2013/ 250 sayılı olarak sanık ...’in yüklenen nitelikli dolandırıcılık eylemi sabit kabul edilerek hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara mahkeme başkanının muhalif kaldığı,

Temyiz incelemesi sonucu yerel mahkemenin bu sanığın mahkumiyetine dair kararının Dairemizin 08.06.2016 gün, E: 2015/ 3395, K: 2016/ 6008 sayılı ilamı ile Onandığı,

Sanık yararına itiraz kanun yoluna başvurulması yönündeki müdafii talebinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2016 günlü yazısı ile uygun görülmediğinin bildirildiği,

Sanık müdafii tarafından yargılanmanın yenilenmesine ilişkin talebin yerel mahkemece 07.11.2016 tarihli olarak reddedildiği, bu karara yapılan itirazı inceleyen İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2016 gün, 2016/719 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabul edildiği, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildiği,

Dosyanın gönderildiği yerel mahkemece açılan duruşma ve yapılan yargılama sonucunda 11.04.2017 günlü olarak yargılamanın yenilenmesinin reddi ile CMK’nın 323/1 maddesi uyarınca önceki hükmün onaylanmasına karar verildiği,

Temyiz incelemesi sonrası Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından “...suç failinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesi yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise;

mağdurun soruşturma aşamasındaki ifadelerinde sanığın kendisine TOKİ başkanı ile yardımcılarını tanıdığını belirtmiş olmasına rağmen, yargılama sırasında alınan beyanında 2010 yılında bir kısım ortak arkadaşlarından sanığın ... ile birlikte TOKİ başkanı ile yardımcısını tanıdığını,

ihaleler yoluyla büyük rant elde ettiklerini duyduğunu söylemek suretiyle çelişkiye düşmesi ve yargılamanın yenilenmesi sırasında verdiği beyanında bu kez sanığın kendisine TOKİ’de tanıdıkları olduğunu ancak herhangi bir isim zikretmediğini net bir şekilde ifade etmesi nedeniyle bu beyanına üstünlük tanınması gerektiği...” değerlendirmesiyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verildiği görülmüştür.

Sayın Daire çoğunluğunun mağdurun safahatta beyanının değiştiği sonraki beyanına itibar edilmesi gerektiği kanaatine katılmamaktayım.

Şöyleki;

Müşteki vekili tarafından sunulan şikayet 01.02.2012 tarihli dilekçesinde açıklamalar kısmının 2 nolu bendinde ...’in arkadaşlığı süresince TOKİ başkanı ve yardımcısının arkadaşı olduğunu söylediğinin beyan edildiği,

Katılan ......’nun Cumhuriyet savcısı huzurunda 03.02.2012 tarihinde verdiği ifadesinde sanık ...’in kendisine TOKİ başkanı ve yardımcısının arkadaşı olduğu yönünde beyanın yer aldığı,

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2012 tarihli oturumunda da soruşturma ifadesi okunduğunda tekrarladığını ve kabul ettiğini ifade ettiği,

Yerel mahkemece 26.06.2013 gün E:2012/235, K:2013/250 sayılı olarak sanık ...’in nitelikli dolandırıcılık eylemi sabit kabul edilerek TCK’nın 158/2 maddesi uyarınca hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz aşamasında katılanın 14.01.2015 tarihli olarak şikayetinden vazgeçme dilekçesi ibraz ettiği,

Yargılamanın yenilenmesi için açılan ve 11.04.2017 tarihinde yapılan duruşmada katılanın hazır bulunduğu, şikayetten vazgeçme dilekçesi içeriğini tekrarladığı,

Bu haliyle katılanın birbiriyle çelişen ifadesinin bulunmadığı, sanığın eyleminin TCK’nın 158/2 maddesi kapsamında kaldığı, katılanın sonradan ifadesinde vaki olan/olabilecek soyut değişikliğin ise CMK'nın 311. maddesinde düzenlenen hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi şartlarına uymadığı, yasal düzenlemenin bu yönde bir kabule imkan vermediği, yeni olay ve delil de ortaya çıkmadığı, mevcut delilerin zaten Dairemizin 08/06/2016 tarihli yukarıda değinilen onama kararında da değerlendirildiği, yerel mahkemenin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararının usul ve yasaya ve dosya kapsamına uygun olduğu, tebliğnamedeki görüş gibi onanması gerektiği kanaatindeyim.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/1650, K. 2018/3378, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2018/1650
Karar No
2018/3378
Tarih
14 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/1650 K.2018/3982
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/1651 K.2018/6952
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/1652 K.2018/7091
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/1653 K.2018/3494
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/1654 K.2018/6392
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/1654 K.2018/6343

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.