KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2005/7996 E., 2007/2245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı iş sahibi Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2004/160 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapmış, 14.000.000.000 TL. asıl alacak, 3.854.000.000 TL. %50 işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 17.854.000.000 TL.nın takip tarihinden itibaren %50 ticari reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, taşınmazın halihazır haritalarının yapılması, sanayi amaçlı mevzi imar planının ve imar plan uygulamasının yapılması için davalı tarafından dava dışı Hasan Yılmaz’a yapılan ödeme tutarı 2.500.000.000 TL.nın mahsubu ile kalan 11.500.000.000 TL. asıl alacak, ihtar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz 352.666.666 TL. olmak üzere toplam 11.852.666.000 TL. üzerinden itirazın iptâli ile takibin devamına, hükmolunan meblağ üzerinden %40 tutarında 4.741.066.666 TL. icra inkâr tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davası sonucu alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca borçlunun takibe karşı yaptığı itirazın haksız olması ile birlikte alacağın da likit (muayyen) olması gerekir. Davada alacak yapılan yargılama sonucu saptandığından ortada likit bir alacağın varlığından sözedilemez. Bu nedenle davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddi yerine borcun muayyen olduğundan bahisle %40 tutarında icra-inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2005/7996, K. 2007/2245, 9 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama