KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/7212 E., 2008/1683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenicinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahibinin temyiz istemine gelince; taraflar arasında düzenlenen 17.03.2005 tarihli asıl sözleşmenin 13. maddesinde taraflardan herhangi birinin inşaata başlamadan önce sözleşme şartlarına aykırı olarak bu sözleşmeden kısmen veya tamamen cayması halinde cayan tarafın diğer tarafa akitten cayma karşılığı olarak 150.000,00 YTL nakdi tazminat ödeyeceği yazılıdır.
Sözleşmede yer alan bu ceza koşulu cayma cezası niteliğinde olup arsa sahibi davacı sözleşmeden tek taraflı olarak caymış olmayıp, asıl sözleşmeden sonra vekil tayin edilen kişi ile yüklenici arasında düzenlenen 28.04.2005 tarihli tadil sözleşmesi ile paylaşım şeklinin kendisi aleyhine değiştirilmesi, asıl sözleşmede iş yerlerinin %25’ini de kendisi alacak iken, tadil sözleşmesinde bu hükme yer verilmemiş olması nedeniyle, yükleniciye olan güven sarsılmış olacağından her iki sözleşmeyi de fesihte haklıdır.
Fesih, haklı nedenlere dayalı olduğundan sözleşmenin 13. maddesinde yer alan cayma cezasına hükmedilemez.
Davalı yüklenici tarafından arsa sahibine 150.000,00 YTL ödeme yapılması da sözkonusu olmadığından davacının davalıya 150.000,00 YTL ödemesine, BK’nın 81. maddesine göre her iki tarafın edimlerinin birlikte ve aynı anda ifasına dair verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Kararın bu yönden bozulması gerekir. Nevar ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/7212, K. 2008/1683, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama