KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/7660 E., 2007/584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2007
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ile davalı ... arasındaki davadan dolayı ... 3. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 04.05.2005 gün ve 2002/1104-2005/220 sayılı hükmün temyizine ilişkin dilekçeyi süre yönünden reddeden Dairemizin 23.02.2006 gün ve 2005/7075-2006/996 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde vekil dururken, asıla yapılan tebligat geçersizdir.
Olayımızda, mahkeme kararının, vekil yerine, asıla tebliğ edildiği gözden kaçırılarak, Dairemizce temyiz süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Oysa, asıla yapılan tebligat geçersiz olduğundan, vekil tarafından yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, karar düzeltme talebinin kabulü ile işin esasının temyizen incelenmesi gerekmiştir.
Dairemizin 02.05.2002 tarihli bozma ilâmında; son bilirkişi raporundaki görüş doğrultusunda diş yapımının uygun bulunmadığının kabulü ile ek rapor alınarak maddi tazminat konusunda değerlendirme yapılması ve ayrıca manevi tazminatın da mahkemece takdir olunarak sonuca varılması gereğine işaret edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozmaya uygun karar verilmemiş; üstelik, hiç gerekmediği halde davacıya yemin verdirilmiştir ki, bu yemin de geçersiz olup, hükme dayanak yapılması mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken ...; asıl dava kapsamında ... bedeli olarak ödendiği davalı tarafından kabul edilen 100.000.000 TL. yönünden, davacının ... 4. İcra Müdürlüğü’nün 1999/250 sayılı takip dosyası ile giriştiği icra takibine davalının itirazının iptâli ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve taleple bağlı kalınarak 500.000.000 TL. maddi tazminatın tahsiline, ayrıca, uygun miktarda tayin olunacak manevi
tazminata hükmolunmasına; 26.04.2004 tarihinde vuku bulan ıslah talebi de zarar miktarının yargılama sırasında bilirkişi incelemesi ile saptanmış olduğu gözetilerek, bozmadan sonra alınan 29.03.2004 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 7.893.600.000 TL.nın da ıslah tarihinden itibaren yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermekten ibarettir.
Tüm bu yönler gözetilmeyerek, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/7660, K. 2007/584, 5 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama