KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5168 E., 2008/4443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 07.05.1999 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi, cezai şart, kira alacağı ve manevi tazminatın tahsili talebiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu 2 nolu parselin müşterek mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı olduğu ve davacılar dışında başka hissedarlarının da bulunduğu, diğer hissedarlar ile de sözleşme yapıldığı anlaşılmaktadır.
TMK.nun 692. maddesi uyarınca müşterek taşınmazlarda olağan dışı işlerin yapılması, müşterek mülkün kullanım amacının değiştirilmesi gibi konularda taşınmaz maliklerinin aksi oybirliğiyle kararlaştırılmış olmadıkça oybirliği sağlamaları zorunludur. 2 nolu parselin hissedarı ... davalı ile yapılan sözleşmeye katıldığı halde bu dava açılırken kendisinden davaya muvafakat alınmamıştır.
Usuli bu noksanlığın dava açıldıktan sonra da giderilmesi mümkün olduğundan mahkemece davacılara ...’dan açılan davaya karşı muvafakat almaları için izin verilmiş davacılar muvafakat alamadıklarını belirttiklerinden davanın reddi cihatine gidilmiştir.
Oysa muvafakat vermemekte haklı olup olmadığı davada incelenip değerlendirileceğinden mahkemece davacılardan istiyorlarsa ... aleyhine ayrıca dava açıp bu dava ile birleştirilmesi bakımından mehil verilmeli ve oluşacak sonuca göre fesih istemi değerlendirilmelidir.
İşin esasına gelince; kat karşılığı inşaat sözleşmeleri tapuda pay devri vaadini içeren iki taraflı sözleşmelerden olup taraflardan birinin tek taraflı fesih iradesiyle sona erdirilemez. Fesih konusunda ya tarafların iradelerinin birleşmesi ya BK’nın 369. maddesindeki hakka dayanılarak arsa sahiplerince feshedilmesi, ya da mahkemece fesih kararı verilmesiyle akde son verilebilir. Bu nedenle müşterek paydaştan muvafakat alınması ya da muvafakat
vermemekte haklı olup olmadığı değerlendirilerek, muvafakat vermemekte haksız ise işin esası incelenerek feshin şartlarının oluştuğunun anlaşılması halinde akdin feshine karar verilip diğer istemler reddedilmeli, akdin feshi şartlarının doğmadığının anlaşılması halinde ise fesih istemi reddedilerek cezai şart, tazminat ve kira alacakları ile ilgili istemler değerlendirilip dava sonuçlandırılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/5168, K. 2008/4443, 1 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama