KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5405 E., 2008/5704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan inşaatın mevcut durumunun pursantaj olarak tesbiti, süre uzatımı verilmesi, fesih isteminin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunun tesbitine, fesih işlemi ile teminat mektubunun paraya çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; asıl ve birleşen davadaki beyanlar ve davacı vekilinin 07.03.2006 tarihli duruşmadaki anlatımlarına göre davalar tesbit davalarıdır. Uygulama ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre tesbit davası açılabilmesi için diğer dava koşullarının varlığının yanında tesbit davası açmakta hukuki yarar bulunması da gerekir.
Aksi halde, yani tesbit davası açılmasında korunmaya değer bir hukuki yarar yoksa, davanın bu yönden ve esasa girilmeden reddi gerekir. Çünkü hukuki yarar dava şartıdır ve görevi gereği mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Asıl ve birleşen davada ileri sürülen hususlar sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zarar ve varsa tahakkuk ettirip kesilen cezanın istirdadı istemiyle açılacak eda davasında ileri sürülüp, talep edilebileceğinden davacının tesbit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu halde tesbit davası açma koşulları oluşmadığından asıl ve birleşen davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yanlış değerlendirme sonucu kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/5405, K. 2008/5704, 26 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama