KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/7280 E., 2008/6755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı ... İnş.Tic. ve San.A.Ş. ve .... Makine San. ve Tic.A.Ş vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı ... Toplu Konut Yapı Kooperatif vekili avukat ... ile diğer davalılar vekili avukat ... .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü
- KARAR -
Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durması nedeniyle itirazın iptali icra takibinin devamı, icra-inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davalı şirketler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı ile davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketlerin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı icra takibinde işlemiş faiz isteminde de bulunmuştur. Davacı tarafından adî ortaklığa gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu ihtarname davalı şirketleri de bağlar. Davalı şirketler ihtarnamede tanınan süre de dikkate alındığında 12.06.2005 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. İcra takibi 04.07.2005 tarihinde başlatılmıştır. Aradaki süre yönünden işlemiş faiz miktarı bilirkişi raporunda 4.975,36 YTL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece asıl alacakla birlikte işlemiş hesaplanan faiz miktarının
da karar altına alınması gerekirken, icra takibinden önce temerrüt sözkonusu olmadığından işlemiş faiz isteminin tümünün reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/7280, K. 2008/6755, 13 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama