KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/7341 E., 2008/6974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
16.02.2000 tarihli sözleşme uyarınca dava dışı arsa sahibi ile inşaat yapımını üstlenen davalı yüklenicinin, inşaatı süresinde teslim etmediği ileri sürülerek dairedeki eksik imalât bedeli ve geç teslimden kaynaklanan alacağın tahsili talep edilmiş, mahkemece davacının arsa malikinin sattığı kişiden satın alan durumunda olduğu gerekçesi ile davanın, husumet yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerçekten de, davaya konu edilen daire dava dışı arsa sahibi .... isimli kişinin satış yaptığı .... isimli kişiden satın alınmıştır. Bu nedenle davacı ile davalı yüklenici arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Ayrıca tapuda pay devri yapılması da kural olarak eser sözleşmesinden kaynaklanan hakların satın alınan kişiye devredildiği sonucu da doğurmaz.
(15.H.D.’nin 23.11.2006 gün 2005/7468 E. 2006/6797 K. HGK’nın 26.03.2008 gün 2008/15-279 E. 2008/277 K. sayılı ilâmları).
Nevar ki, arsa sahibi Yunus Ensari ve arkadaşları ile davalı arasında imzalanan 16.02.2000 tarihli sözleşmenin 2. sayfasının 4. bendinde “gerek müteahhidin kendisine verilecek gerek mal sahibine ait dairelerin bir başkasına satılmaları halinde yeni maliklere karşı inşaatın bu sözleşmeye ve teknik şartlara uygunluğu, zamanında teslim veya sözleşmeye riayetsizlik hususlarını yeni maliklere karşı sadece müteahhit sorumlu olacaktır” denilmek suretiyle sözleşmeden doğan hakların satın alan kişilerce kullanılabilmesine tarafların razı oldukları anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece davacının eser sözleşmesine dayalı haklarla ilgili olarak işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Öte yandan dava, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddedildiğinden davalı yararına maktu vekâlet ücreti takdiri yerine nisbî vekâlet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/7341, K. 2008/6974, 24 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama