KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/104 E., 2008/2207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava ödenmeyen hakediş bedelinin, birleşen davalar ise kâr mahrumiyetinin tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili 22.07.2002 tarihinde açtığı birleşen 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/474 Esas sayılı davada 20 milyar TL. (20,000 YTL) kar mahrumiyeti nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı kooperatif vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def’ini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme bedel karşılığı inşaatı yapımına ilişkindir. Davalı iş sahibi tarafından 11.08.1996 tarihli sözleşme 19.02.1997 tarihli ihtarnameyle fesih edilmiştir.
Davacı yüklenici 11.03.1997 tarihli ihtarnameyle fesih ihtarnamesine cevaplarını bildirmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme bedel karşılığı olduğundan, davalının tek taraflı fesih beyanının yükleniciye ulaşmasıyla sözleşme fesih edilmiştir. Sözleşmenin fesih tarihi ergeç 11.03.1997 tarihidir. Birleştirilmesine karar verilen Bodrum 1.Asliye Hukuk Hakimliği'nin 2002/474 esas sayılı davası ise 22.07.2002 tarihinde açılmıştır.
BK’nın 126/IV.maddesine göre zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre, sözleşme bedeli karşılığı olduğundan fesih ihtarının yükleniciye ulaştığı tarihten itibaren başlar.
Davacının 11.03.1997 tarihli ihtarnamesi içeriğinden, fesihten haberinin olduğu ve buna cevap verdiği anlaşıldığından, 11.03.1997 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin bitiminden sonra 22.07.2002 tarihinde açılan birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, birleşen davanın kısmen kabulü sonucunu yaratacak şekilde, kâr mahrumiyeti yönünden karar oluşturulması doğru olmamıştır.
3- Mahkemece birleştirilen 1999/120 ve 2002/474 esas sayılı dosyalar yönünden ayrı oldukları gözden kaçırılarak tek hüküm kurulması ve karar altına alınan kâr mahrumiyetinin tamamına da 11.02.1999 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de kabule göre bozma nedenidir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/104, K. 2008/2207, 7 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama