KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/2121 E., 2008/4799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Yanlar arasındaki 28.01.2006 tarihli sözleşme Borçlar Yasasının 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesidir. Davada, yanlar arasındaki bu eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Mahkemece, icra dairesine yapılan yetki itirazının kabulü ile, İİK.nun 50. maddesi gereğince davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK’nın 9. maddesi uyarınca her dava, kural olarak davalının yasal yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Sözleşmeden doğan davalar, ayrıca sözleşmenin icra olunacağı, bu kapsamda işin yapılacağı yer mahkemesinde de görülebilir (HUMK.madde 10). Taraflar arasında yetki sözleşmesi varsa, o yer mahkemesi de yetkilidir (HUMK. madde 22). Alacak davaları, kamu düzeni ile ilgili olmadıklarından, davacı yanın bu mahkemelerden birinde davasını açmak hususunda seçimlik hakkı vardır.
İİK.nun 50/1 maddesi uyarınca ise, para ve teminat borcu için takip hususunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe selâhiyetlidir.
Somut olayda, sözleşme konusu işin ... ’de bulunan ... Mağazasının tadilat ve dekorasyon işlerinin ...’de yapıldığı açıktır.Davacı da seçimlik hakkını kullanarak icra takibini ...’de açmış bulunmaktadır. Seçimlik hakkın kullanılmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu itibarla, icra dairesinin yetkisine yapılan ilk itirazının reddi ile işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamıştır.
Öte yandan kabule göre de, dava “icra dairesinin yetkisiz olması” nedeniyle reddedildiği halde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesi gereğince mahkemece, maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/2121, K. 2008/4799, 14 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama