KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/5194 E., 2009/5016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava ve birleşen dava, ... 5. İcra Müdürlüğü’nün 2000/4826 sayılı dosyası ile icra takibine konulan ve keşidecisi davacı olan 25.10.1997 vadeli 26.000 DM’Lik senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tesbiti ve senet iptâli istemleri ile senet hamili ve lehdarı aleyhine ayrı ayrı açılmış, birlikte görülen davalarda yapılan inceleme sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 18.06.2008 tarihli temyiz isteminin reddine dair verilen karar davacı vekilince 30.06.2008 tarihinde süresinde temyiz edilmekle;
Her ne kadar mahkemece davacının 20.05.2008 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olmadığından bahisle reddine karar verilmişse de davacı vekili ... ’na gönderilen mahkeme kararı avukatın işyerine değil kooperatif adresine tebliğ edildiği gibi tebligatı alan kişinin adı geçen kişi ile birlikte oturup oturmadığı da belirtilmediğinden sözkonusu tebligat geçersiz olup, davacı vekilinin beyan ettiği tarih dikkate alındığında temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edildiğinden mahkemenin 18.06.2008 tarihli temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 26.000 DM’lik bononun yüklenici davalıya inşaatın yapım bedeli olarak verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı arsa sahibi inşaatta eksik ve kusurlu işler bedelince bonoyu ödememe hakkına sahip olduğundan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve kusurlu imalâtın tutarı 4.299,73 TL olarak belirlendiğinden mahkemece davacının icra takibine konulan bonodan dolayı 4.299,73 TL borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken daha az miktara hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/5194, K. 2009/5016, 2 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama