KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/7629 E., 2009/6655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat .... Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukat dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava ve birleşen dava tazminat istemleriyle açılmış mahkemece ıslah da dikkate alınarak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekili dava dilekçesinde eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedeli olarak toplam 500,00 TL istekte bulunmuş, 17.10.2005 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesiyle bu istemini 13.200,00 TL’ye çıkarmıştır. Dosyada bulunan 08.07.2005 tarihli bilirkişi raporunda dairelerin eksik ve ayıplı işlerinin giderilme bedeli 13.200,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Mahkemece davacıların dairelerden 4 adedini satmış olmaları nedeniyle bu miktarın yarısı olan 6.600,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Yüklenici eksik imalât bıraktığını ve kusurlu imalât yaptığına göre davacı arsa sahiplerinin bu haliyle daireleri değerlerinden daha aşağı fiyatla sattıklarını kabul etmek gerekir.
Davacı arsa sahipleri 4 adet daireyi satmışlarsa da, daha düşük bedelle sattıklarından ve aralarındaki akdî ilişki nedeniyle sattıkları dairelerin eksik ve ayıplarının giderilme bedellerini davalı yükleniciden isteyebileceklerinden, eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli olan 13.200,00 TL’nin tamamının karar altına alınması gerekirken, yarısı hakkında kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacılar vekili dava dilekçesinde reeskont faizi isteminde bulunmuştur. Birleşen Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/101 Esas sayılı dava dosyasında ise cinsi belirtilmeksizin faiz isteminde bulunmuş, ıslah dilekçesinde ise en yüksek banka faizi oranında faiz isteminde bulunulmuştur. Mahkemece karar altına alınan miktarların tamamına yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde uygulanması gereken faizin reeskont faizi olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesine dayandığından TTK’nın 12/III. maddesi uyarınca arsa sahiplerinin reeskont faizi isteme hakları bulunmaktadır.
Bu durumda dava dilekçesi ve ıslahta istenilen faizlerin reeskont faizi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, tüm alacak kalemlerine yasal faiz uygulanmak suretiyle hüküm oluşturulması hatalı olmuştur.
4-Davadan önce davacı arsa sahipleri davalı yükleniciyi miktar gösterir ve ödeme ister ihtarname göndermek suretiyle temerrüde düşürmemişlerdir. Bu durumda dava dilekçesinde istenen miktarlar için dava tarihlerinden, ıslahla arttırılan miktarlar için ise ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, tüm faizlerin dava tarihlerinden itibaren başlatılması da yanlış olmuştur. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/7629, K. 2009/6655, 9 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama