KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/1001 E., 2010/1085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalı vekili tarafından istenmiş duruşmalı olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat .... Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı yüklenici tarafından bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemi ile açılan davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İtarazın iptâli davası sonucu alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca borçlunun takibe karşı yaptığı itirazda haksız olması yanında alacağın da likit olması gerekir. Somut olayda takip konusu alacak likit olmayıp miktarı bilirkişi incelemesi ile belirlendiğinden ve icra takibinde talep edilen miktarın altında bir bedel üzerinden takibin devamına karar verildiğinden davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddi yerine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/1001, K. 2010/1085, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama