KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/1679 E., 2009/4241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, tazminat istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan 13.05.1993 tarihli düzenleme şeklindeki daire karşılığı inşaat sözleşmesi arsa sahipleri olarak davanın tarafları dışında ... tarafından imzalanmıştır. Sözleşmenin 33. maddesinde arsa sahiplerine ait olacak dairelerin paylaşım şekli düzenlenmiştir. Buna göre binanın girişindeki daireden davalı ...’nün hiçbir hak talep etmeyeceğini, bu daireden dava dışı ...’ya düşen payın %45 bedelinin davalı tarafından, %55 bedelinin ise davacı tarafından ödenmesi suretiyle, ... payının da davacı adına tescil edileceği kararlaştırılmıştır.
Davacı vekili bu davada giriş kattaki dairenin ... adına kayıtlı olan payının satın alınamadığını, ... tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda dairenin satılmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildiğini, yapılan ihale sonucunda daireyi müvekkilinin ... payının tüm bedelini ödeyerek satın aldığını, davalı ...’nün daire karşılığı inşaat sözleşmesindeki yükümlülüğünü yerine getirememesi nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek, tahsil isteminde bulunmuştur.
Dosyada bulunan ...,... ada 4 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki zemin kat 1 bağımsız bölüm numaralı dairenin tapu kaydından, 27/91 payının dava dışı ..., 64/91 payının ise davacı ... adına kayıtlı olduğu, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan satışla 11.04.2005 tarihinde bağımsız bölümün tamamının davacı tarafından satın alınması nedeniyle ... payının da davacı adına tescil edildiği belirlenmiştir.
Davacının bu davadaki isteminin dayanağı 13.05.1993 tarihli daire karşılığı inşaat sözleşmesinin 33. maddesidir. Bu maddede düzenlenen paylaşıma göre 1 numaralı bağımsız bölüm davacıyla dava dışı ... adına tescil edilmiştir. Davalının sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ...’ya ait payın bedelinin %45’ini ödemeye yanaşmaması nedeniyle ... tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda, davalı ... tarafından ödenecek satış bedeli de davacı tarafından ödenmek suretiyle ...
LO
./..
s.2
15.H.D.
2009/1679
2009/4241
payı, davacı tarafından satın alınmıştır. Davalının bu davranışı nedeniyle ...’ya ait payın tüm bedelini ödeyerek satın almak zorunda kalan davacının, sözleşmenin 33. maddesindeki düzenlemeye göre %45 payın bedelinin tahsili için bu davayı açma hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece davanın esastan reddine karar verilme gerekçesi olarak tarafların kurulan kat irtifakı nedeniyle sözleşmedeki paylaşımdan vazgeçmiş olmaları gösterilmiştir. Tarafların sözleşmedeki paylaşımdan vazgeçtiklerini gösterir bir delil dosyada bulunmamaktadır. Aksine kat irtifakı sözleşmedeki paylaşıma göre kurulmuş, dava konusu bağımsız bölümün 27/91 payı ... adına, 64/91 payı ise davacı adına tescil edilmiştir. Bu durum sözleşmedeki paylaşımdan vazgeçilmediğinin kanıtıdır.
Mahkemece kararın gerekçe bölümünde davanın aynı zamanda zamanaşımı nedeniyle reddine de karar verildiği belirtilmiştir. Gerekçesi de sözleşme tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçmiş olmasıdır. Mahkemelerce davalı tarafından zamanaşımı def’inde bulunulan dosyalarda, öncelikle bu def’in değerlendirilip bu konuda bir karar verilmesi, zamanaşımı def’inin reddine karar verilmesi halinde işin esasının incelenerek karar oluşturulması gerekir.
Mahkemenin hem esastan hem de zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Ancak bu husus usul ekonomisi gereği bozma nedeni yapılmamış, sadece eleştirilmekle yetinilmiştir. Ayrıca bu dava yönünden zamanaşımı ortaklığın giderilmesi davasının kararının kesinleşmesi sonucu davanın ...’nın payını satın aldığı tarihten başlayacağından ve davanın dayanağı olan sözleşmede feshedilmediğinden, olayda zamanaşımının gerçekleşmesi de mümkün değildir.
Yapılan tüm bu açıklamalar uyarınca davanın kabulüne karar verilerek 10.000,00 TL için dava tarihinden, fazla miktar için ise 21.07.2005 ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsil kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
...
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/1679, K. 2009/4241, 9 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama