KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/1818 E., 2010/1728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptâli ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde alacak istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Bornova 1. Noterliği’nin 29.01.2003 gün 02467 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi davacıların murisi Kemal Deveci ile davalı arsa sahibi tarafından imzalanmıştır. Dosyaya sunulan İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/216-301 E.K. sayılı veraset ilâmına göre yüklenici Kemal 15.07.2004 tarihinde ölmüş ve terekesi TMK’nın 640. maddesi uyarınca elbirliğiyle mülkiyet şeklinde mirasçılarına intikâl etmiştir.
TMK’nın 640. maddesinin II. fıkrasına göre elbirliği ile mülkiyette mirasçıların terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf etmeleri zorunludur. Az yukarıda tarih ve sayısı bildirilen veraset ilâmına göre davacıların murisi Kemal’in davayı açanlar dışında Uğur ve Ebru isminde mirası reddeden kızı Figen’in çocuklarının da bulunduğu ve bunların davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yüklenici Kemal’in terekesinin elbirliği ile mülkiyet hükümlerine göre mirasçılarına intikâl etmiş olması sebebiyle TMK’nın 640/II. maddesi gereğince mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davacılara taraf olarak yer almayan Uğur ve Ebru Yılmaz’ın davaya muvafakatlarını (yaş ve velayet durumları ile dava sırasında ergin olup olmadıkları da dikkate alınarak) sağlamaları, bunu sağlayamamaları halinde aynı maddenin III. fıkrası uyarınca miras ortaklığına temsilci atanmasını sağlamaları için süre verilip bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın görülebilirlik şartı olan bu husus gözden kaçırılarak davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/1818, K. 2010/1728, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama