KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/3030 E., 2009/4220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı (kira alacağı) ile cezai şart alacaklarının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ile davalı kooperatif tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takibinde 01.01.2004 tarihinden 01.08.2006 tarihine kadar davacı arsa sahibine bırakılan 6 daire için ilk yıl aylık 120,00 TL, 2. yıl için aylık 180,00 TL, 3. Yıl için de aylık 220,00’şer TL üzerinden toplam 32.160,00 TL kira bedeli ile işlemiş faiz talep edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan tarihsiz ek sözleşmenin 3. maddesinde verilen ek süre sonuna kadar inşaatın tamamlanamaması halinde 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak davacıya ait her bir daire için aylık 120,00 TL’den aylık 720,00 TL cezai şart ödeneceği kararlaştırılmıştır. BK’nın 159/II. maddesi hükmüne göre şart olunan ceza miktarından fazla zarara uğrayan alacaklı borçlunun kusurlu olması halinde cezayı aşan zararının tazminini de isteyebilir.
Davacı takipte 2004 yılı için sözleşmede kararlaştırılan aylık cezayı 2005 ve 2006 yılları için cezayı aşan miktarda kira bedelini istediğinden, HUMK’nın 76. maddesi uyarınca maddi vakıaları ileri sürüp ispatlamak taraflara, hukuki tavsif hakime ait olduğundan davacının talebinin içinde cezai şart ve cezayı aşan zararın bulunduğu da kabul edilmelidir.
Davalı yüklenici edimini ifada temerrüde düşmesi sebebiyle kusurlu olduğundan davacı cezayı aşan zararını da istemekte haklıdır.
ÖÇ
./.. s.2
15.H.D. 2009/3030 2009/4220
Bu durumda mahkemece hükme esas alınan raporu veren bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla 2005 yılı ve 2006 yılı Ağustos ayına kadar olan dönem için cezai şart ve BK’nın 159/II. maddesi hükmünce cezayı aşan zarar miktarının hesaplattırılarak 2004 yılı için istenen ceza miktarı ile toplanarak bulunacak miktar üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hükümde yazılı miktar üzerinden kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Takip talebi ve davada 01.01.2004 tarihinden 01.08.2006 tarihine kadar 2 yıl 7 aylık süre için cezai şart ve kira alacağı talep edilmiş olduğundan taleple bağlı kalınarak bu süre için hesaplama yapılıp karar verilmesi yerine HUMK’nın 74. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle 01.09.2006 tarihine kadar geçen süre ve 2 yıl 9 ay için hesaplanan gecikme cezasına hükmedilmesi de isabetsiz bulunmuştur.
Öte yandan İİK’nın 67/II. maddesi gereğince itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması zorunludur. Somut olayda davacının cezai şart isteyip isteyemeyeceği ve cezayı aşan zarar miktarının belirlenmesi yapılan yargılama ve alınacak bilirkişi raporuyla saptanacağı, alacak likit ve borçlu itirazında tamamen haksız olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddi yerine kabulü de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Karar belirtilen sebeplerle taraflar yararına bozulmalıdır.
...
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/3030, K. 2009/4220, 9 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama