KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/290 E., 2010/2358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve sayılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, mermer yapım işinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı imalâtın ayıplı yapıldığını, asıl işveren tarafından kesilen nefaset gözetildiğinde davacının alacağının kalmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada sözleşme dışında fazladan 43.711,00 Dolar imalât yapıldığı belirtilerek bunun da ödenmesi istenmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda sözleşme kapsamı dışında yapılan işler kesilen faturaya göre hesaplanmıştır.
Oysa mahkemece alınan 12.11.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacının 68 kalemden ibaret iş yaptığı halde 63 kalem imalâtın davalının yaptığı kesin hesapta yer aldığı, mahallinde yapılan incelemede 68 kalem işin tamamının yapılmış olduğu, bunun karşılığının da 1.072.652,87 USD olduğu belirtilmiştir. Nitekim davalı da 25.12.2007 tarihli itiraz dilekçesinde, hakedişin bu miktarda olması gerektiğini bildirmiştir.
O halde davacının 1.072.652,87 USD toplam alacağı kabul edilerek bundan ödemeler ile nefaset bedelinin mahsubuyla sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/290, K. 2010/2358, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama