KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2011/4026 E., 2012/1417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davada, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı istenmiş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Taraflar arasında BK'nın 355 ve devamı maddeleri uyarınca masa örtüsü imâli konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu çekişmesizdir. Davacı, yüklenici; davalı ise iş sahibidir.
Davalı ödeme savunmasının yanında teslim edilen masa örtülerinin bir kısmının ayıplı olduğunu ve halen de kendi elinde bulunduğunu bildirmiş, davacı ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ileri sürmüştür. Bilindiği üzere ayıp ihbarı hukuki bir fiil olmakla tanık dahil her türlü delille ispat edilebilmesi mümkündür.
Bu durumda davalının tanık deliline de başvurduğu anlaşılmakla, bildirdiği tanıkların dinlenmesi suretiyle ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı saptanmalı, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı anlaşıldığı takdirde davalının elinde bulundurduğu bildirilen masa örtüleri uyuşmazlık konusu hakkında uzmanlığı bulunan bir bilirkişi marifetiyle incelettirilmeli, ayıplı olduğunun tespiti halinde ise ayıplar nedeniyle eser bedelinden indirilmesi gereken miktar hesaplattırılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Bunun yanında davalı, icra takibine itirazında kısmen haklı çıktığı gibi, alacak da yargılama sonucu tespit edilip likit nitelikte bulunmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de yerinde görülmemiştir. Değinilen hususlar nazara alınmaksızın, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/4026, K. 2012/1417, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama