KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2012/1383 E., 2013/918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, villa satım sözleşmesi gereği bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılandan küçük yapılması nedeniyle eksik iş bedeli, gecikme tazminatı ve yapılmayan gün ısı sistem bedelinin tahsili istemine ilişkin ek davadır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Eldeki dava taraflar arasında aynı sözleşmeye dayalı olarak .... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/322 Esas 2008/571 Karar sayılı dosyasında açılıp görülen alacak davasında saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar nedeniyle açılmıştır. Söz konusu davada verilen karar talep edilip hüküm altına alınan miktara göre temyiz itirazları yerinde görülmeyerek onanmış, karar düzeltme talebi de reddedilerek kesinleşmiştir.
.... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin sözü edilen dosyasında hükme esas alınan bilirkişi kurul raporunda sözleşme konusu villaların brüt 130 m2 yerine 118,89 m2 inşaa edilerek her bir villanın 11,12 m2 küçük yapıldığı kabul edilerek daire küçüklüğünden dolayı eksik iş bedeli hesaplanmış ise de davalının 01.12.2011 tarihli dilekçesine ekli .... Belediyesi’nin 02.07.2010 tarih 279 sayılı yazısı ile görevlendirdiği anlaşılan mimar ve inşaat mühendislerinden oluşan kurul tarihsiz inceleme raporunda D-1 nolu dairenin inşaat alanının brüt 136,52 m2, D-3 nolu dairenin 140,59 m2 olduğunu bildirmişlerdir. Davalının itirazına rağmen mahkemece yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın önceki davada alınan bilirkişi raporuna dayanılarak dava kabul edilmiştir.
.... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/322 Esas sayılı dosyasında verilen kararı onayan Dairemizin 02.06.2010 gün, 2009/2332 Esas, 2010/3142 Karar sayılı ilâmında talep edilen ve hüküm altına alınan miktara denilmek suretiyle o dosyada alınan bilirkişi raporundaki miktar kesinleştirilmemiştir.
Onama kararında bu şekilde bir ilave bulunmasa dahi daha önce açılan kısmi davada alınan bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesi verildiği ilk dava için sözkonusu olup açılan ikinci davada hakimi bağlaması sözkonusu değildir.
Açılan ikinci davada alacağın miktarının davacı tarafından kanıtlanması gerekir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.10.2007 tarih 2007/15-614 E., 2007/696 K., sayılı Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2005 gün 2005/624 Esas, 2005/5951 Karar sayılı ilâmları).
Bu durumda davalının 01.12.2011 tarihli dilekçesine ekli inceleme raporunda bir kısım dairelerin alanları farklı miktarda ölçüldüğünden mahkemece dairelerin sözleşmede öngörülenden küçük yapılması nedeniyle oluşan eksik iş bedeli yönünden mahallinde konusunda uzman teknik bilirkişiler marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılarak satışa konu tüm villaların ayrı ayrı usulüne uygun biçimde ölçümleri de yaptırılmak suretiyle davacının bu sebeple isteyebileceği eksik iş bedeli hesaplattırılıp, bulunacak miktara ....
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/322 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki gecikme tazminatı ile gün ısı tesislerinin yapılmaması sebebiyle istenebilecek eksik iş bedelleri miktarı toplanarak ilk davada hükmedilen kısım mahsup edilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/1383, K. 2013/918, 11 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama