KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2012/1742 E., 2012/2895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 22.201,80 TL asıl alacak ve 1.622,61 TL takip konusu işlemiş temerrüt faizi üzerinden davalının vâki itirazının iptâline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Mahkemece, icra takip konusu işlemiş temerrüt faizinin 1.622,61 TL tutarındaki kısmı üzerinden de takip borçlusu davalının itirazının iptâline de karar verilmiştir.
Oysa Borçlar Kanunu'nun 101/I. maddesi gereğince, davası kabul edilen asıl alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın, istenebilir olması yeterli olmayıp; takip alacaklısı davacı tarafından takip borçlusu davalının “borçlu temerrüdüne” düşürülmesi zorunludur. Somut olayda ise, Borçlar Kanunu'nun 101/II. maddesi hükmünde öngörülen koşullar bulunmadığı gibi, ...
4. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3008 sayılı icra dosyasından yürütülen takibin başlatıldığı tarih itibariyle davalı, borçlu temerrüdüne düşürülmüştür. O halde; mahkemece, 1.622,61 TL işlemiş faiz üzerinden davalının itirazının iptâline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de; mahkemece, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi hükmü gereğince, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/1742, K. 2012/2895, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama