KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2012/2442 E., 2013/1167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı şirket vekilinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenici vekili tarafından ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/23773 sayılı takip dosyasıyla başlatılan icra takibinde, 62.749,75 TL asıl alacak, 12.687,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.437,40 TL istekte bulunulmuştur. Davalı iş sahibi şirket vekili itiraz dilekçesinde icra takibine konu yapılan asıl alacak miktarının teminat olarak tutulduğunu belirterek icra takibine itirazda bulunmuş, bu itiraz sonucu icra takibinin durması nedeniyle temyiz incelemesine konu olan dava açılmıştır.
Davalı iş sahibi şirket vekili cevap dilekçesinde davacı yüklenici tarafından işin usulüne uygun yapılmadığını, bir kısım işlerin eksik bırakıldığını ve hatalı yapıldığını savunmuştur.
İcra takibine konu yapılan asıl alacak miktarının davalı iş sahibi şirket tarafından davacı yükleniciye ödenmediği uyuşmazlık konusu değildir. Ancak davalı iş sahibi şirket vekili işin eksik ve ayıplı yapıldığını savunmaktadır. Davalı iş sahibi vekilinin savunmada ileri sürdüğü şekilde iş ayıplı ve eksik yapılmışsa, davalı iş sahibinin ayıp ve eksiklerin giderilme bedelini davacı yüklenicinin alacağından mahsup etme hakkı mevcuttur.
Bu durum dikkate alınarak dava konusu işin davacı yüklenici tarafından eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı tespit edilerek, iş eksik ve ayıplı yapılmışsa giderilme bedeli mahsup edilmek suretiyle hüküm kurulması, işte eksik ve ayıp yoksa davanın asıl alacak yönünden kabul edilmesi gerekirken, davalı iş sahibinin sözleşmede yazılı olan teminatının iade edilmediği dikkate alınmaksızın, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/2442, K. 2013/1167, 20 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama