KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/6571 E., 2014/463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedelinin tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemiyle açılmış, mahkemenin davanın kabulüne dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici vekili ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3900 takip sayılı dosyası ile ödenmeyen 1.750,00 TL iş bedeli ile takip tarihine kadar işlemiş 139,13 TL faiz alacağı için davalı iş sahibi aleyhine icra takibinde bulunmuş, takip borçlusu tarafından süresi içerisinde takibe konu alacağın tamamına itiraz edilmiştir.
Yapılan bu itiraz üzerine davacı alacaklı takibe konu 1.750,00 TL tutarındaki asıl alacağı dava değeri olarak göstererek sadece asıl alacağa karşı yapılan itirazın iptâlini istemiş, işlemiş faize karşı yapılan itiraz için ise harcını yatırmak suretiyle itirazın iptâli davası açmadığı gibi dosya kapsamında takipten önce davalıyı temerrüde düşüren bir davacı ihtarı olmadığı ve taraflar arasında kesin vade de belirlenmediği anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, sadece, asıl alacağa karşı yapılan itirazın iptâli ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 26/1. maddesi dikkate alınmadan istem aşılmak suretiyle talepte bulunulmamış olan işlemiş faiz alacağının da hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Öte yandan İcra İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekmektedir. Oysa, dava konusu alacak likid olmayıp yargılama sonucu belirlenebilir niteliktedir. Bu sebeple icra inkâr tazminatına yönelik istemin reddine karar vermek gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kararın bu sebeplerle bozulması gerekmekte ise de bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/6571, K. 2014/463, 22 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama