İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/3044 K.2015/1519

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2014/3044Karar2015/1519Tarih25 Mart 2015Okuma7 dk · 1.451 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2014/3044 E., 2015/1519 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Hakimliği
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.451 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Uyuşmazlık zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davacı taşeron, davalı yüklenicidir.

Davada, taraflar arasında düzenlenen 05.01.2009 tarihli sözleşme ile davalının taahhüdünde bulunan .... ili .... ilçesi 3 ada 8 parseldeki Kirazoğlu konağı restorasyon işlerinin elektrik tesisatı, sıhhi tesisat, uydu dağıtım sistemi ve sair işlerinin 46.625,00 TL + KDV = 55.000,00 TLbedelle üstlenildiği, sözleşme içi işler yanında sözleşme dışı işler ve malzeme teslimleri de yapıldığı, yapılan işlere karşılık 93.102,56 TL bedelli fatura kesildiği, fatura bedelinin kısmen ödendiği, cari hesap ekstresine göre 14.07.2009 tarihi itibariyle davalının bakiye borcunun 47.252,56 TL olduğu, teslim ve ciro edilen çeklerden ....

Şubesine ait 11.07.2009 tarihli ... nolu 25.000,00 TL bedelli çek ödenmediğinden ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/104 D.iş sayılı dosyası ile ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan bu çek bedelinin de cari hesap bakiyesine eklenmesi gerektiği, bu durumda bakiye alacağın 72.252,56 TL'ye ulaştığı iddia edilerek davalıdan bu miktar alacaklı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiş, davacı vekili 20.12.2010 günlü dilekçesinde ise 72.252,56 TL bakiye alacağın 05.01.2009 sözleşme tarihinden itibaren reeskont faizi ve sözleşmenin 7. maddesi uyarınca aylık %5 gecikme bedeli ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı cevabında, davacının yükümlülüğündeki bir kısım işleri yapmadığını, eksik işlerin kendileri tarafından tamamlandığını, eksik işlerin ikmali için 3.825,29 TL harcama yaptıklarını, sözleşme dışı ilave iş yapılması konusunda davacıdan bir talepleri olmadığı gibi yapılmış bir ilave iş de bulunmadığını, gönderilen faturayı fahiş olduğundan kabul etmediklerini ve iade ettiklerini, davacıya nakit olarak 10.000,00 TL, 25.02.2009 tarihli çekle 10.850,00 TL, 04.05.2009 tarihli çekle de 25.000,00 TL olmak üzere toplam 45.850,00 TL ödeme yapıldığını, davacının .... şubesine ait 25.000,00 TL bedelli çeki İcra Müdürlüğünün 2009/2879 sayılı dosyasıyla takibe koyduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.

Davacı cevaba cevabında, işin eksiksiz teslim edildiğini, fatura bedelinin tamamına hak kazanıldığını, fatura bedeline karşılık davalı tarafından 20.850,00 TL ödeme yapıldığını, ... şubesine ait 57115207 hesap nolu ... çek nolu 25.000,00 TL bedelli çekin ise ödenmediğini, bu çeke dayanılarak İcra Müdürlüğünün 2009/2879 sayılı dosyasıyla takibe geçilmiş ise de İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/121, 122, 125 E. sayılı dosyalarıyla çekin çek vasfını yitirdiğine ve takibin iptaline karar verildiğini beyan ederek dava dilekçesindeki iddia ve taleplerini tekrarlamıştır.

Mahkemece, sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin 46.625,00 TL + KDV = 55.000,00 TL olduğu, davacının bu miktar iş yaptığı, sözleşmede ilave iş yapımına ilişkin hüküm varsa da ilave iş talebinde bulunulduğuna ve yapılıp teslim edildiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığı, yapılan ödeme miktarının ise icra takibine konulan 25.000,00 TL bedelli çek dahil 45.850,00 TL olduğu, ödemeler düşüldüğünde davacının 9.150,00 TL bakiye alacağı kaldığı belirtilerek dava bu miktar üzerinden kabul edilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2-Davacı, sözleşme konusu işler yanında sözleşme dışı işler ile malzeme teslimleri de yaptığını ileri sürmüş, delil olarak fatura, hesap ekstresi, teklif belgeleri, sipariş ve teklif fişleri, ilave işler listesi, yapılan tüm işler icmal listesi gibi deliller sunmuş, mahallinde keşif yapılarak yapılan işlerin bedelinin belirlenmesini istemiştir. Mahkemece mahallinde keşif yapılmaksızın dosya üzerinden üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mali müşavir tarafından düzenlenen 13.09.2010 günlü birinci raporda davacının sözleşme dışı iş yaptığını geçerli delil ve belgelerle kanıtlayamadığı, davacının sözleşme kapsamındaki işlerden ise 55.017,50 TL (KDV dahil sözleşme bedeli) – 45.850,00 TL (nakit ve çek olarak yapılan ödemeler) = 9.167,50 TL bakiye alacağı bulunduğu;

mali müşavir, inşaat mühendisi ve hukukçudan oluşan üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 25.10.2011 tarihli ikinci raporda dosyada mevcut keşif özeti ve hakediş raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından sözleşme içi ve dışı olarak yapılan tüm imalatın bedelinin KDV dahil 82.816,88 TL olması gerektiği, nakit ve çek olarak yapılan 45.850,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye 36.966,00 TL alacaklı olduğu, kullanılan malzeme miktarının fazla olup olmadığının ancak yerinde yapılacak tespitle belirlenebileceği;

emekli bankacı/mali müşavir, üniversite öğretim üyesi ve inşaat mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 26.02.2013 havale tarihli üçüncü raporda ise davacının sözleşme kapsamı işlerden 55.000,00 TL (KDV dahil sözleşme bedeli) – 45.850,00 TL (nakit ve çek olarak yapılan ödemeler) = 9.150,00 TL alacağı bulunduğu, davacı tarafından net 25.820,00 TL tutarında ilave iş yapıldığı iddia edilmişse de bu işlerin fatura muhteviyatında birebir karşılığının olmadığı, ancak yerinde keşif yapıldığında bir kanaat oluşabileceği bildirilmiştir.

Mahkemece son alınan rapor usule uygun bulunarak hükme dayanak yapılmıştır.

Davacı bu rapora keşif yapılması gerektiğini belirterek itiraz etmiş, ancak davacının keşif talebi mahkemece davanın sözlemeye dayalı alacak davası olduğu, işin yapıldığı taşınmazın dava dışı üçüncü kişilere ait olduğu, teslim edilen malzemelere ilişkin yazılı delil sunulmadığı, tamamlanmış bir restorasyon çalışmasında davacı tarafından yapılan işlerin bilirkişilerce tespitinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle reddedilmiştir.

Mahkemenin dayandığı bu gerekçeler davacının keşif talebinin reddi için haklı neden oluşturmaz. Bilirkişilerce de belirtildiği üzere sözleşme dışında ilave iş yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa bedelinin belirlenmesi için mahallinde keşif yapılması zorunludur.

O halde mahkemece, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişilerle mahallinde keşif yapılarak davacı tarafından yapıldığı iddia olunan ilave işlerin yerinde fiilen yapılıp yapılmadığı, yapılan işlerin davalının yararına olup olmadığı belirlenmeli, bedeli de BK'nın 413. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleriyle hesaplanmalı, bulunan bedel 55.000,00 TL sözleşme bedeline eklenerek davacının sözleşme içi ve dışı tüm işler nedeniyle hakettiği toplam iş bedeli bulunmalıdır.

Diğer yandan ödemeler de yanlar arasında ihtilaflıdır.

Davalı, davacıya nakit olarak 10.000,00 TL, 25.02.2009 tarihli çekle 10.850,00 TL, 04.05.2009 tarihli çekle de 25.000,00 TL olmak üzere toplam 45.850,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürerken, davacı 20.850,00 TL'lik ödemeyi kabul etmekte, ... şubesine ait .... hesap nolu ... çek nolu 25.000,00 TL bedelli çekin ise ödenmediğini, bu çeke dayanılarak İcra Müdürlüğünün 2009/2879 sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinin de İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/121, 122, 125 E. sayılı dosyalarıyla iptal edildiğini beyan ederek bu ödemeyi kabul etmemektedir.

Mahkemece çekin kambiyo senedi olduğu, üçüncü kişilere ciro edilme olasılığının bulunduğu, karşılıksız çıkması halinde yetkili hamil tarafından cebri icra yoluna başvurulabileceği, çekin davacı elinde de olmadığı gerekçeleri ile çekin ödendiği kabul edilmiş ve çek bedeli ödemelere katılarak davacı alacağından mahsup edilmiştir. Mahkemece dayanılan bu gerekçeler çek bedelinin ödendiğinin kabulü için yeterli değildir.

Davacı yanca ileri sürüldüğü gibi çekin çek vasfını kaybettiğinin tespitine ve çeke dayalı takibin iptaline karar verilmişse çek bedelinin ödendiği kabul edilemez ve ödemelere dahil edilerek davacı alacağından mahsup edilemez.

O halde mahkemece yukarıda sözü edilen icra dosyası ile dava dosyaları getirilerek çek aslının nerede bulunduğu, icra takibine konulup konulmadığı, konulmuşsa çekin ve takip dosyalarının akıbetinin ne olduğu, bedelinin ödenip ödenmediği gerekli görülürse bankalardan da araştırılmak suretiyle belirlenmeli, sonucuna göre ödemelere katılıp katılmayacağına ve davacı alacağından mahsup edilip edilmeyeceğine karar verilmelidir.

Neticede mahkemece yapılacak iş; davacının sözleşme içi ve dışı olarak yaptığı tüm işlerin bedelinden kanıtlanan ödemeleri düşerek kalanı hüküm altına almak olmalıdır.

3-Yanlar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda aylık %5 gecikme bedeli talep edilebileceği kararlaştırılmıştır. Bu hükümle taraflar, sözleşmeden kaynaklanan alacağa (sözleşme içi işler bedeline) aylık %5 oranında akdi faiz uygulanmasını kabul etmişlerdir.

Dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmamışsa da sonradan verilen 20.12.2010 tarihli dilekçe ile alacağa 05.01.2009 sözleşme tarihinden itibaren hem aylık %5 gecikme bedeli, hem de reeskont faizi uygulanması talep edilmiş, mahkemece talep aynen kabul edilerek hüküm altına alınan sözleşme içi işler bedeline 05.01.2009 sözleşme tarihinden itibaren hem reeskont faizi, hem de aylık %5 gecikme bedeli uygulanmıştır.

Sözleşme içi işler bedeline akdi temerrüt faizinin, sözleşme dışı işler bedeline de reeskont faizinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Mahkemece mükerrer olacak şekilde her iki faizin birlikte uygulanması doğru olmamıştır.

Diğer yandan 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesine göre sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenen yıllık faiz oranının %100 fazlasını aşamaz. TBK'nın 120. maddesi hükmü, 6101 sayılı yürürlük kanununun 7. maddesi uyarınca görülmekte olan davalarda da uygulanır. Mahkemece yasanın bu hükümleri dikkate alınmayarak fazla oranda akdi faize karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece faizin başlangıcında da hata yapılmıştır. Sözleşme imzalanması borçluyu temerrüde düşüren bir işlem olmadığından sözleşme tarihi faize başlangıç yapılamaz. BK'nın 101/II. maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak kararlaştırılmışsa faizin kararlaştırılan tarihten başlatılması gerekir.

Sözleşmenin 6. maddesinde KDV dahil 55.000,00 TL sözleşme bedelinin 25.000,00 TL'sinin peşin, 15.000,00 TL'sinin 15.02.2009 tarihinde, 15.000,00 TL'sinin de 15.03.2009 tarihinde çekle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu hüküm kesin vade niteliğinde olup, hüküm altına alınan bakiye alacak (sözleşme içi işler bedeli) yönünden temerrüt 15.03.2009 tarihinde gerçekleşmiştir.

Mahkemece akdi faizin bu tarihten başlatılması gerekirken önceki bir tarihin faize başlangıç yapılması da yerinde olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan yerel mahkeme kararının 2. bentte yazılı nedenlerle davacı, 3. bentte yazılı nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 25.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/3044, K. 2015/1519, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3044
Karar No
2015/1519
Tarih
25 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/3044 K.2015/6233
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/3045 K.2015/2608
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/3045 K.2015/1491
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3046 K.2015/1366
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/3046 K.2015/4789
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/3047 K.2015/4788

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.