KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/2898 E., 2015/4938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Küre Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13.05.2015
- Numarası
- 2015/5-2015/26
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık eser sözlemesi ilişkisinen kaynaklanmış olup, davada iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İİK'nın 67/2. maddesine göre davacı alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde hem haksız, hem de kötüniyetli olması gerekir.
Somut olayda davalı takip dayanağı faturanın kapalı düzenlendiğini, bu durumun da fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odasının 18.02.2015 tarihli cevabi yazılarındaki görüş de değerlendirilerek takip dayanağı faturanın kapalı düzenlenmiş olması nedeniyle bedelin ödendiği karine olarak kabul edilmiş, karinenin aksi de davacı tarafından kanıtlanamadığından dava reddedilmiştir.
Davalı borçlu faturanın kapalı düzenlenmiş olması dışında bedelin ödendiğine dair herhangi bir yazılı belge ibraz etmemiştir. Dava, ödeme karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedildiğine göre davacının takibinde kötüniyetli olduğu kabul edilemez. Kötüniyetin varlığı davalı tarafından kanıtlanamamıştır.
Bu açıklamalara göre mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanmış gibi kötüniyet tazminatna mahkum edilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın bu yönden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/2898, K. 2015/4938, 12 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama